Büyükada Bisiklet Turu

Gezenti-Caner-Celik

Çocukluğumuz bisiklet üzerinde geçti bizim. O yıllardan kalan bir çocukluk tutkusu olarak içimizde durur bisiklet aşkı. Zaman zaman pedal çevirmeyi özlediğimizde kaçarız hemen Büyükada'ya.. 

İstanbul'da son dönemde bisiklet alanları oldukça arttırılsa da Büyükada'da bisiklet sürmek kadar keyif vermiyor buralar. Hem şehirden kaçmak, hemde bu tutkuyu Büyükada'da yaşamak daha bir cazip geliyor sanki...

Bugün sizlerle Prens Adaları'nın en büyüğü olan Büyükada'da hem harika bir bisiklet turu yapacağız hem de adanın en görülmesi gereken yerlerini gezeceğiz. Burada bisiklet keyfi yapmak isteyenlerin bu gezi rotasını takip ettiklerinde pişman olmayacaklarının garantisini vererek yavaştan başlıyoruz. 


BÜYÜKADA


Büyükada'ya ayak bastığınızda sizleri buranın simgesi haline gelen Saat Kulesi karşılıyor. Cumhuriyetimizin kurulduğu yıl olan 1923 yılında buraya dikilen bu kule Büyükada ile özdeşleşmiştir. Zaman içerisinde bu saat kulesi değişiklik gösterse de günümüzde çiçekler içinde gayet şirin bir biçimde durmaktadır adanın ortasında. Saat kulesinin bulunduğu meydana da Büyükada Saat Meydanı denilmektedir.


Saat meydanı Büyükada'nın kalbidir. Adada bulunan birçok cafe, restoran, otel, apart ve dükkanların bu çevrede bulunduğu gibi ada gezisinin de başlangıç noktasıdır.

Burada Büyükada'da fayton gezisi yapmak isterseniz meydandaki fayton istasyonuna gitmeniz gerekiyor. Büyükada'yı bisiklet ile gezmek istediğinizde ise meydan çevresinde bulunan bisikletçi dükkanlarından bisiklet kiralayabilirsiniz.


Büyükada Fayton Kiralama - Büyükada Fayton Gezisi

Kamu kurumları ve belediye araçları haricinde hiçbir motorlu taşıtın bulunmadığı adalarda gezmek için fayton kullanılmaktadır. Büyükada belediyesi tarafından görevli faytonlar ile adada sistemli bir şekilde Büyükada Fayton Turu düzenlenimektedir.

Büyükada fayton turları "Büyük Tur" ve "Küçük Tur" olarak iki şekilde düzenleniyor. Büyük tur 70 dakika sürüyor ve ücreti 90 TL'dir. Küçük tur ise yaklaşık olarak 45 dk sürmekte olup ücreti 75 TL'dir. 

Not : Bu fiyatlar Büyükada Faytoncular Birliği 2017 yaz sezonu fiyatlarıdır. Sezona göre değişiklik gösterebilir. 

Büyükada Bisiklet Kiralama - Büyükada Bisklet Gezisi

Büyükada'da bir diğer ulaşım aracı bisiklettir. Faytona nazaran daha serbest bir ada gezisi için bisiklet kullanımı daha çok tercih edilir. Büyükada'da saatlik ve günlük olarak bisiklet kiralamanız mümkündür. Genelde saatlik 10 TL, günlük ise 25 TL olarak sabit fiyatlar belirlense de pazarlık ile bu fiyatların altına düşmeniz mümkündür. Tavsiyem ise günlük kiralamanızdır çünkü yapacağımız Büyükada Bisiklet Turu rotası 3-4 saat civarı sürüyor. 

Büyükada'da Bisiklet Kiralamak İçin Öneriler
Trek Bisiklet : 0532 694 16 50
Büyükada Bike Club : 0533 611 07 89

***

Bugünkü bisiklet turumuza Büyükada İlçe Emniyet Müdürlüğü önünden başlıyoruz. 23 Nisan Caddesi, Mehmetçik Sokak üzerinden Çankaya Caddesi'ne bağlanıyoruz.  


Büyükada'nın ünlü köşkleri arasında süren parkurumuzda Nizam Caddesi üzerinden ilerlemeye devam ediyoruz. İlk 1,5 km'lik parkurumuzu düz ve inişli olduğu için çok kolay geçiyoruz. Nizam Camii'ne ulaştığımızda bizi Dilburnu Yokuşu karşılıyor.  Yaklaşık 400 metrelik bu yokuş parkurumuzun en zor kısımlarından biri. 

Bu sert yokuşun ardından Dilburnu Tabiat Parkı'na ulaşıyoruz.


Dilburnu Tabiat Parkı

Dilburnu Tabiat Parkı'na ücretli olarak giriş yapabiliyorsunuz. Buraya giriş kişibaşı 5 TL olarak ücretlendiriliyor. Ayrıca adada piknik yapmaya izin verilen tek bölge burası. Buranın dışında piknik yapmak güvenlik sebebiyle yasak. 

Burada mangal yapmak isteyenler 15 TL gibi bir ücret ödüyor ve mangalları yakılmış olarak hazır bir şekilde geliyor. Yani mangal getirmek için uğraşmanıza gerek yok. Ayrıca mangal kömürü, çıra gibi malzemeleri de buradan temin edebilirsiniz.

Bugün programımızda mangal olmadığı için Dilburnu Tabiat Parkı'na girmiyoruz ve yolun solundan hafif bir rampayı çıkarak yolumuza devam ediyoruz.

Yaklaşık 200 metre sonra Aşıklar Mesire Yeri'ne ulaşıyoruz ve bir yol ayrımı ile karşılaşıyoruz. Burada sağdaki yol Yörükali Plajı'na iniyor. Burası Büyükada'nın en ünlü plajlarından birisi. Ayrıca burada bir konaklama tesisi de bulunuyor. 


Aşıklar Mesire Yeri'nde "Aşıklar Cafe" adında çok şirin bir işletme bulunuyor. Burası tam ağaçlar arasından denizi seyretmelik, hamak keyfi yapmalık ve bir çay molası vermelik bir yer. 


Aşıklar Cafe'de verdiğimiz çay molasının ardından yolumuza devam ediyoruz. Ufak rampaların ardından yaklaşık 600 metre sonra Manastır Meydanı'na ulaşıyoruz. Buraya kadar 3,2 km'lik bir parkuru bitirmiş olduk. 

Burası 6 adet yolun birleştiği bir meydan. Aynı zamanda fayton turlarının da durak noktası. Burada her yol adanın farklı noktaına çıkıyor. Bu yüzden yön tercihi burada çok önemli. 


Burada Büyük Tur, Küçük Tur, Manastır ve Yetimhane tercihinize göre yönünüze karar verebilirsiniz. 

Biz ilk olarak Rum Yetimhanesi'ne gideceğimiz için geldiğimiz yolun sol tarafında kalan Aşıklar Yolu Sokağından devam ediyoruz. Bu yol fayton ve yürüyüş güzergahında bulunmuyor. Dolayısıyla adanın diğer kısımlarına göre daha ıssız ve sakin. Aslında güzergah olarak biraz ters kalsa da burası gidip görmeye değer bir yer.


Rum Yetimhanesi 600 metre yukarıda bulunuyor. İleride çatallaşan yoldan sağa doğru ilerlediğimizde sağ tarafımızda karşımıza çıkıyor Rum Yetimhanesi.



Rum Yetimhanesi

Burası dünyanın en büyük ikinci ahşap binası. 1899 yılında Fransız inşaat şirketi tarafından otel yapılmak için inşa ettirilmiş. Dönemin padişahı II.Abdulhamid buraya yapılacak otele izin vermediği için inşaat durdurulur. 




Sonrasında bu bina dönemin zengin Rum ailelerinden Andreas Syngros Vakfı tarafından satın alınarak bir erkek yetimhanesi olarak kullanılmaya başlanılır. Sultan Abdulhamit'in fermanıyla Balıklı Rum Hastanesi'nde barınan kimsesiz rum çocuklarına hizmet vermesi için Rum Patrikhanesi'nin himayesine verilir. 

Yetimhane 21 Mayıs 1903'te hizmete açılır. 



Bu görkemli yapının kaderi I.Dünya Savaşı ile değişir. Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri bu binaya yerleştirilir. 1960 yılında Kıbrıs olaylarının yaşanmasıyla birlikte bu bina Patrikhane'nin elinden alınıp Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilir. 

Vakıflar Genel Müdürlüğü ise 1964 yılından beri boş kalan bu binanın turizm amaçlı kullanılmasına izin vermez. Bu yüzden çürümeye ve kaderine terk edilir. 12 Haziran 2007 tarihinde ise AİHM tarafından binanın mülkiyeti yeniden Patrikhane'ye devredilir.


Bu binanın bir de ürkütücü bir hikayesi var...

Adada yaşayan birçok kişi tarafından bu terkedilmiş binadan çocuk sesleri geldiği rivayet ediliyor. Burası yetimhaneyken çıkan bir yangında ölen bazı çocukların olduğu ve panik esnasında kaçan çocuklardan birinin bahçedeki kuyuya düşüp kurtulamadığı söylentileri yaygındır. Bu olay sonrasında binanın içinden ve özellikle bahçedeki kuyudan çocuk sesleri geldiği birçok kişinin dilindedir. 

Tabiki biz çocukları sevdiğimiz için böyle şeylerden korkmadan burayı ziyaret ediyoruz :) 

Yetimhane ziyaretimizin ardından bisikletlerimize binip tekrar Manastır Meydanı'na geri dönüyoruz. Az önce rampa yukarı çıktığımız yokuşu aşağıya doğru inmek de çok keyifli oluyor :) 

Sıradaki durağımız ise Aya Yorgi...


Aya Yorgi Manastırı bu yokuşun 800 metre yukarısında bulunuyor. Burası dik bir yokuş olduğundan bisikletler ile çıkmak imkansız. Bu yüzden yokuşun kenarındaki işletmenin içerisinde bisikletlerimizi kilitleyerek park ederek yokuşu yaya olarak çıkabiliyoruz. 

Bisikletlerimizi buraya 1 TL karşılığında park ediyoruz.


Bu yokuşa halk arasında Azap Yokuşu da deniyor. Başlangıçta biraz gözünüz korkabilir ama çıktıkça alışıyorsunuz :)


Bu yokuşunda bir hikayesi var ;


Efsaneye göre Bizans döneminde işgal altında olan adanın papazları ikona ve kutsal eşyaları kurtarmak için toprağa gömmüşler. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra rumların Aya Yorgos dediği aziz birgün bir çobanın rüyasına girmiş ve ona kiliseye giden yokuşa tırmanmasını ve çan sesleri duyduğunda bulunduğu yeri kazmasını istemiş. Çoban bu rüyayı birkaç gün üst üste görünce azizin dediğini yapmış. Çan seslerini duyduğunda kazmaya başlamış ve bugün manastırda sergilenen ikona ve değerli kutsal eşyaları bulunduğu yerden çıkarmış. 


Yıllardan beri kulaktan kulağa yayılan bu hikaye bu yokuşu kutsal kılmış. Yılın her 23 Nisan tarihinde buraya ayin için gelen Hristiyanlar bu yokuşu efsaneye uygun bir şekilde çıplak ayakla tırmanarak manastıra kadar hiç konuşmuyorlar. Hatta yokuşun en başından manastıra kadar iplik makaralarını açarak yürüyorlar. Yolun sonuna kadar ipliği koparmadan manastıra çıkarlarsa dileklerinin kabul olacağına inanıyorlar. 


Aya Yorgi Manastırı

Büyükada'nın simgesi haline gelen Aya Yorgi Manastırı bin yılı aşkın bir tarihe sahip. Bir rivayete göre kilise 963 yılında Bizans İmparatoru Nikiforos Fokas döneminde inşa ettirilmiştir. Bu önemli kilise hristiyanların Efes'te bulunan Meryemana Evi ile birlikte iki hac noktasından biri olma özelliğini taşıyor.


Burası tam bir dilek cenneti. Burayı ziyaret eden farklı inanışa sahip insanlar bir çok yöntem ile dileklerini diliyorlar. Burası özellikle 23 Nisan günleri inanılmaz bir ziyaretçi akınına maruz kalıyor. Yokuşu efsaneye uygun şekilde tırmananlar, manastırda dua edenler, manastır çevresindeki dilek ağaçlarına çaput bağlayanlar ve manastırın içerisindeki dilek kutularına dileklerini yazıp bırakanlar büyük umutlarla buradan ayrılıyorlar. Ayrıca yokuş boyunca ve manastırın etrafında birçok tezgahta aşk, sağlık, para, başarı gibi bir çok konuda size şans getireceğine inanılan objeler satılıyor. Tabiki buna inanmak ya da bunları ticari bir yöntem olarak görmek de sizin inanışınıza kalmış...


Aya Yorgi Manastırı her açıdan muhteşem bir manzaraya sahip olmasıyla birlikte bu yokuşu çıkmaya değer kılıyor. Ayrıca manastırın inanılmaz bir mistik havası var. Aya Yorgi Manastırı'nın en ünlü ikonası ise denizden çıkan canavarı mızrağı ile öldüren Aya Yorgi'dir.


Manastır'dan aşağıya inmeden hemen yan taraftaki Yücetepe Kır Gazinosu'nda soluklanıp harika manzaranın keyfini çıkarmadan da dönmemek lazım. 


Ayar Yorgi ziyaretimizin ardından yokuşu geri inerek tekrar Manastır Meydanı'na ulaşıyoruz. Bisikletlerimizi park ettiğimiz yerden alarak bisiklet turumuza devam edeceğiz. Hatırlarsanız buraya kadar 3,2 kilometrelik bir yol yapmıştık. Yetimhane'ye gidiş ve dönüş ile birlikte toplamda 4,5 km'lik bir bisiklet sürüşümüz olmuştu. Şimdi ise yolumuza Büyük Tur Yolu'ndan devam ediyoruz.


Burası yeşillikler içinde harika bir orman yolu. Parkurumuzun en keyifli noktalarından biri.


Orman yolunu geçtiğimizde Eskibağ Teras Cafe'ye ulaşıp harika bir deniz manzarasında yarım saatlik bir mola veriyoruz. Buranın teras kısmında denize karşı çay, kahve ve soğuk içecek içebilirsiniz. Alt kısımdaki restoran bölümünde ise et ve balık çeşitlerinin tadına bakabiliriniz.


Molamızın ardından yolumuza devam ediyoruz. Yolumuz yine ağaçlar arasında devam ediyor.


Yolumuzun üzerindeki Viran Bağ Kır Gazinosu'nu geçtikten sonra deniz kenarında bulunan kayaların olduğu bu meşhur bölümde bir fotoğraf molası veriyoruz.


Buraya kadar toplam 6,8 km bisiklet sürdük. Bugünkü bisiklet turumuzun tamamlanmasına ise 5 km'lik bir mesafe kaldı.



Büyükada Şehit Ormanı

Yaklaşık 1 km sonra Büyükada Şehit Ormanı'na varıyoruz. Kuşburnu denilen bu alanda 18 Mart 2016 tarihinde (Çanakkale Deniz Zaferi Yıldönümü) şehitlerimiz için fidanlar dikilerek bir hatıra ormanı oluşturulmuş. Şehitlerimize duyduğumuz minnet ve saygı ile Büyükada Belediyesi'ni bu mükemmel fikir için tebrik ediyorum.  


Şehit Ormanımızın ardından yolumuza devam ediyoruz. Yaklaşık 500 metre ileride Büyükada Fayton Garajı bulunuyor. Burası adadaki bütün faytonların bekleme ve park yeri. Ayrıca atların bakımı ve dinlendirmeleri de burada yapılıyor. 


Büyükada Ermeni Kabristanı

Biraz ileride ise Büyükada Ermeni Kabristanı bulunuyor. Ferbahçe'nin merhum efsane kaptanı Lefter Küçükandonyadis'in kabri de burada bulunuyor. 


Adalar Müzesi

Yolumuza bir yokuş inerek devam ediyoruz. Bu yokuşun sonunda sağ tarafta ufak bir Adalar Müzesi bulunuyor. 


Adalar Müzesi'nde prens adalarının arkeolojik çalışmalarında bulunan tarihi eserler, ada çevresinde bulunan batıklar ve adalar hakkında bazı eserler sergileniyor. Ayrıca adalar hakkında yazılan kitapları satın alabilir ve tanıtıcı barkovizyonları seyredebilirsiniz. 

Adalar Müzesi Giriş Ücreti : Tam 5 TL, Öğrenci ve Öğretmen 3 TL.
(Müzekart sadece çarşamba günleri geçerli ve ücretsiz)

Adalar Müzesi Ziyaret Saatleri : 
Kış Sezonu 09:00-17:00
Yaz Sezonu 09:00-18:00

Reşat Nuri Gültekin Evi

Adalar Müzesi gezimizin ardından bisikletlerimizle yolumuza devam ediyoruz. Sıra bugünkü son durağımız olan Reşat Nuri Gültekin Evi'ne geliyor. 

Yolun sağ tarafında hafif rampa bir yokuş üzerinde bulunan bu ev ünlü şair Reşat Nuri Gültekin'in uzun süre yaşadığı ev olarak biliniyor. Fakat günümüzde maalesef ziyarete kapalı. Yani müze değil. Bu güzel evin içerisini gezemediğimiz için önünde fotoğraf çekilmek ile yetiniyoruz.


Turumuzun son kısmında yavaş yavaş Büyükada merkezine doğru yaklaşarak çarşıya doğru ilerliyoruz. Son 2 kilometrelik yolumuz Büyükada'nın gösterişli konakları arasında geçiyor. Bugünkü güzergahımız ise Atatürk Parkı'nda sona eriyor. Bugün tam 12 kilometre bisiklet sürdük. 


Bugün Nereleri Gezdik?

Bugün yaptığımız bisiklet turu rotamızı aşağıdaki haritadan takip edebilirsiniz. Bu güzergah Büyükada'da bisiklet turu apmak için en uygun ve en keyifli güzergahtır. 

Büyükada Bisiklet Turu Rotamız ( 12 km) 
Parkur Detayı İçin Tıklayınız

Powered by Wikiloc


Büyükada ile ilgili son Büyükada Gezi Notlarımızı toparlayarak yavaş yavaş sizlere veda edelim...

Büyükada'da Yaşam

Büyükada'da yaşam enelde sakinlik ve huzur üzerine kuruludur. Şehrin yanı başında şehirden uzak bir hayat vardır. İnsan kalabalığının ve gürültüsünün olmadığı bir yaşam mevcuttur. Adalarda araba bulunmaz. Sadece kamu araçları (polis, ambulans, belediye araçları) hizmet vermektedir. Adalar'da fayton ve bisiklet kiralayarak turlar yapmak mümkündür. Sadece Kınalıada'da fayton bulunmaz. Ada halkı ulaşımlarını fayton, bisiklet ve elektrikli bisikletler ile sağlamaktadır.

Büyükada'da Yapmadan Dönme!

* Bisiklet ve fayton turu yapmadan,
* Adalar'ın güzel sokaklarında ve köşklerin önünde fotoğraf çekilmeden,
* Kilise ve Manastırları gezmeden,
* Yaz aylarında meşhur Ada dondurmacılarında dondurma yemeden,
* Ada sahillerinde rakı içmeden,
* Bayanlar için adalarda satılan papatyadan yapılmış taçları takmadan dönmeyin...

Büyükada'da Nerede Kalınır?

Büyükada'da pek çok otel, apart ve pansiyon bulma şansınız var. Fakat özelilkle hafta sonu gitmek istediğinizde önceden rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim. İşinizi şansa bırakırsanız açıkta kalabilir ya da yüksek fiyatlar ile karşı karşıya gelebilirsiniz. Ben Büyükada'ya gittiğimde genellikle Mimoza Pansiyon'da kalıyorum. Son derece temiz, sevimli ve güvenilir bir pansiyon. Tavsiye edilir :)

Büyükada'ya Nasıl Gidilir?

Büyükada'ya İstanbul'dan vapur ve motor seferleri ile ulaşmanız mümkündür. Adalar vapur seferleri tarifeleri ve Adalar motor seferleri tarifelerine linklerden ulaşabilirsiniz. Seferler yaz ve kış sezonlarında değişiklik göstermektedir. 


Büyükada'dan Sevgilerle...

Teşekkürler
 Mimoza Pansiyon

Caner ÇELİK
18.06.2017

Fotoğraflar : Caner ÇELİK
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz İnstagram Hesabımı takip edebilirsiniz. Ayrıca Facebook Sayfamdan da paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım. Beğendiğiniz yazıları lütfen sosyal medya hesaplarınızda paylaşınız. Teşekkürler :)

Bu yazıda  Büyükada gezilecek yerler, Büyükada görülecek yerler, Büyükada gezi rehberi, Büyükada tarihi yerler, Büyükada gezi notları, Büyükada'ya nasıl gidilir, Gezi yazıları, Büyükada gezi yazısı, Büyükada bisiklet turu, büyükada bisiklet kiralama  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Bütün Gezi Yazılarım

Takip İçin
   

4 yorum:

  1. Merhaba,çok güzel anlatmışsınız Büyükada'yı hâttâ fotoğraflar çok güzel...Ben 13 senedir adada oturmama rağmen Aşıklar kafeyi sizin yazınız sayesinde gördüm ve çok şaşırdım.Aaa Aşıklar Kafe şimdi böyle mi olmuş dedim...Senelerdir o taraftan geçmemişim demek ki!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşegül hanım yorumunuz ve düşünceleriniz için çok teşekürler. Öncelikle adada yaşadığınız için sizi çok kıskandım :) Ben her yıl 2-3 defa Büyükada'ya gelirim. Aşıklar cafe yeni bir düzenlemeyle harika olmuş. Gitmenizi tavsiye ederim :)

      Sil
  2. Tamam,gideceğim inşallah...Şimdi fotoğraflara dikkatlice bakınca eskibağ teras kafenin oraları ve orman yolunu gördüm,eskibağın orada o tek ev biz eskiden oradan aşağı bir yol iner,denize girerdik ve kimse bilmezdi oraları hatta iniş çok meşakkatli idi annemler filan siz deli misiniz,bir deniz için o kadar yol inilir mi derdi :) Ve orman yolunda o kenarlara duvar yapmışlar ya,o duvarlar yoktu ve bütün bu değişim 10 senenin içinde olmuş çok şaşırtıcı!!! Bana bile bu kadar şaşırtıcı geliyorken kim bilir çok eski adalılara nasıl geliyor??? Saygılarımla...Ben beklerim sizi bir dah ki gelişinizde,eğer adada olursam tanışmak isterim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Eylül ayında bu turun aynısını Büyükada'da grup halinde yapmayı planlıyorum. Bunun haricinde de adaya geleceğim çünkü farklı bir yazı daha düşünüyorum. Bende sizlerle tanışmayı çok isterim. İletişim bilgilerinizi canercelik@hotmail.com mail adresine ulaştırabilirseniz tanışabiliriz. Ya da sosyal medya hesaplarından "gezenticaner" olarak da ulaşabilirsiniz.

      Sil

En Çok Okunanlar