Osmanlı'nın Göz Bebeği 'Yeşil Bursa'

Gezenti-Caner-Bursa-Gezi

Uzun zamandır planladığım Bursa gezimi geçen hafta yaparak nihayet sizlerle paylaşıyorum. Yazımızın başlığından da anlaşılacağı gibi Osmanlı için çok değerli bir şehir olan Bursa'yı bugün hep birlikte gezeceğiz.

Bursa ve Osmanlı

1299 yılında Osman Gazi tarafından Söğüt'de kurulan Osmanlı, 1326 yılında Orhan Gazi tarafından Bursa'nın alınmasıyla burayı Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olarak belirlemiştir. Bursa 1361 yılında Edirne'nin fethine dek Osmanlı Devleti'ne 35 yıl başkentlik yapmıştır. Osmanlı Devleti'nin ilk yıllarında çiçeği burnunda başkent Bursa ve çevresinde Osmanlı birçok eser bırakmıştır. 

***

Bugün sizlerle Bursa şehir merkezinde bir gezi güzergahı yapacağız. Gezi güzergahımızda Bursa'nın en ünlü camilerini, türbelerini, hanlarını ve turistik noktalarını hep birlikte gezeceğiz. Bugün gezeceğimiz alan aynı zamanda 2014 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilmiş bir alandır.  Gezimizin tamamı yürüme mesafesinde olacak ve yaklaşık olarak 6 saat sürecek. Gezimize Bursa'nın meşhur Fomara Meydanı'ından başlıyoruz.


Burada elinde şemsiye tutan ve yağmur efekti verilmiş bir kız heykeli bulunuyor. Son derece estetik ve ilgi çekici bir heykel. Şehrin bu bölgesinde Pirinç Han, Kapan Han, İpek Hanı, Koza Han, Fidan Han,  Emir Hanı, Geyve Hanı gibi birçok tarihi han mevcut. Biz bunların en ünlülerini gezeceğiz. İlk olarak bu meydanın hemen yanında bulunan Pirinç Han'a uğruyoruz. 

Pirinç Hanı

Pirinç Han 2.Bayezid 1490-1508 yılları arasında İstanbul'daki 2.Bayezid Külliyesine gelir getirmesi amacıyla Bursa'da yapılan iki Han'dan bir tanesidir. Diğeri de Koza Han'dır. Özellikle tahıl ve pirinç ağırlıklı ürünler satıldığı için halk tarafından 'Pirinç Hanı' ismiyle anılmıştır. Kare planlı bir avlu etrafında çift katlı bir handır.


Pirinç Han'ın avlusunda genellikle gençlerin tercih ettiği nargile cafeler bulunuyor. Açıkçası tarihi bir handan içeri girdiğimde gördüğüm görüntü beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da gidip görülesi ve en azından bir çay ve nargile içilesi bir yer. 

Pirinç Han'dan çıktığımızda Bursa'nın meşhur Cemal Nadir Caddesi'nde buluyoruz kendimizi. Hemen karşımızda yine Bursa'nın ünlü hanlarından biri olan Balibey Han, el sanatları çarşısı ve restoran olarak işletiliyor. 


Buradan Tophane'ye çıkan bir cadde var. Biraz ünlü de bir yokuşu var. Bursa Belediyesi bu yokuşa en azından bir nebze bile olsa bir çözüm bulmuş ve Balibey Han'ın hemen yan tarafına bir yürüyen merdiven yapmış. Yani Tophane'ye çıkmak artık daha kolay... :) 

Tophane yokuşu üzerinde Saltanat Kapısı'nın hemen karşısında sağ tarafta bir türbe var. Buraya uğramadan geçmemek lazım.


Okçu Baba Türbesi

Asıl adının Nusret olduğu sanılan nam-ı diyar Okçu Baba, Bursa'nın fethi sırasında büyük hizmetleri olmuş bir askerdir. Şehit olduktan sonra 14.yüzyılda kendisine bu türbe inşa edilmiştir. Okçu Baba Türbesi küçük kare planlı olarak yapılmıştır.


Gezimize Bursa Kalesi Saltanat Kapısı ile devam ediyoruz...

Bursa Kalesi (Saltanat Kapısı)

Bursa Kalesi'nin tarihi M.Ö. 700'lü yıllara kadar dayanıyor. Bithynialılar tarafından inşa edilen kale, tarihin en eski kalelerinden olduğu bilinmektedir. Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına ev sahipliği yapmıştır. 1326 yılında Bursa'yı fetheden Orhan Gazi, kale burçlarına takviye ve tamir yaptırarak güçlendirmiştir. 



Saltanatkapı, tarih boyunca Bursa Kalesi'nin ana giriş kapısı olarak kullanılmıştır. Bunun haricinde kalenin 5 kapısı daha mevcuttur. Bunlar Yer Kapı, Hisar Kapı, Zindan Kapı, Pınar Başı Kapı ve Kaplıca Kapı'dır. Kalenin surları yaklaşık 2 kilometre boyunca çevrelenmiştir. Fakat günümüze maalesef sadece Tophane kısmındaki surları ulaşabilmiştir. 


Bursa Kalesi'nden başta Evliya Çelebi olmak üzere birçok gezgin büyük övgülerle seyahatnamelerinde bahsetmişlerdir. En son da biz yazıyoruz işte... :)

Saltanat Kapısı'nın önünde günün belli saatlerinde Osmanlı askeri kıyafetli abiler duruyor. Bu abiler buraya gelen ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördüğü gibi tabiki bizden de nasibini alıyor. İsmini vermek istemeyen abimize fotoğraf için teşekkür ediyoruz :)


Tophane

Saltanat Kapısı'ndan biraz daha yukarı çıktığımızda Tophane'ye ulaşıyoruz. Günümüzde Tophane Parkı olarak bilinen bu alan Osmanlı'nın Edirne ile birlikte 2 tophanesinden biriymiş. Osmanlı savaşlarda kullandığı topların birçoğunu burada döktürmüş. İstanbul'un fethinden sonra İstanbul başta olmak üzere Osmanlı birçok şehrinde tophaneler kurmuş. 

Aynı zamanda Tophane'nin girişinde hemen sağ tarafta İstiklal Şehitleri Anıtı bulunuyor. Burada 11 Eylül 1922'de Kurtuluş Savaşı sırasında Bursa'yı Hacivat köprüsü civarlarında Yunanlılara karşı savunan 14 kahraman asker yatıyor. Bursa'nın Kurtuluş etkinlikleri her yıl bu anıtın önünde başlıyormuş.


Osman Gazi Türbesi

Tophane'nin girişinde soldaki türbe Osman Gazi Türbesi'dir. Osman Gazi Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve aynı zamanda Osmanlı hanedanına adını veren ilk hükümdardır. 

Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi, babasının 1326 yılında vefat etmesiyle vasiyetini yerine getirerek onu "Gümüşlü Kubbe" olarak adlandırılan yapıya defnettirmiştir. Bu yapı 11.yüzyılda burada bulunan Bizanslılara ait bir şapelin yerine yapılmıştır. 



Bugünkü Osman Gazi Türbesi sekizgen planlı olup üzeri kubbe ile örtülüdür. Türbenin içindeki en büyük sedef kakmalı ahşap sanduka Osman Gazi'ye aittir. Türbede Osman Gazi'nin sandukası haricinde 17 sanduka daha yer almaktadır.

Orhan Gazi Türbesi

Tophane'nin girişindeki sağdaki türbe Orhan Gazi Türbesi'dir. Osman Gazi'nin oğlu ve Osmanlı Devleti'nin ikinci hükümdarıdır.


1326 yılında Bursa'yı fetheden Orhan Gazi, 1362 yılında vefat ettiğinde fatihi olduğu şehre defnedilmiştir. Bu türbe bu alanda 11.yüzyılda bulunan Saint Elias kilisesinin yerine yapılmıştır. Orhan Gazi Türbesi kare planlıdır. Dört sütun üzerine oturtulmuş bir kubbe ile inşa edilmiştir. 




Türbede bulunan en büyük sanduka Orhan Gazi'ye aittir. Orhan Gazi'nin sandukası haricinde türbe içerisinde 20 adet daha sanduka mevcuttur. 

Tophane Saat Kulesi

Tophane Saat Kulesi, bu meydanın simgesi haline gelmiş meşhur bir kuledir. İlk olarak Sultan Abdulaziz tarafından yaptırılıp sonradan yıkılmıştır. 31 Ağustos 1906 yılında II.Abdulhamit'in tahta çıkması tarafından yeniden yaptırılıp kullanıma açılmıştır. 



Altı katlı kule 65 metre yüksekliğinde ve 4,65 metre enindedir. Tepesinde her yöne bakacak şekilde 4 adet saat bulunur. Bu kule Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından aynı zamanda yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılıyormuş. 

***


Tophane parkı şehri tepeden gören çok güzel bir noktada bulunuyor. Buraya kadar gelmişken bu güzel Bursa manzarasına karşı 2 bardak çay içmeden kalkmamanızı tavsiye ediyorum. Hemde biraz yorgunluğumuzu atmış olalım...


Tophane Parkı'nı gezdikten sonra geldiğimiz yönde yokuştan aşağı doğru iniyoruz. Sıradaki gezi noktamız ise Bursa'nın meşhur Bakırcılar Çarşısı. 

Bakırcılar  Çarşısı (Uzun Çarşı)

Bakırcılar Çarşısı, bu şehirde yaşayan Osmanlı bakırcılarının ticaret yaptığı çarşı olarak bilinir tarihte. Bununla birlikte bir dönem torna atölyeleri de bu çarşıda yer almıştır. Fakat 1958 yılında çıkan yangın sonrasında büyük hasar gören çarşı tekrar tadilat yapılarak bugün Uzun Çarşı ismiyle anılmaya başlamış. Bakırcıların yerini de tekstilciler almıştır günümüzde. Yani bakırcıların adı var ama kendileri maalesef yoktur burada. Ama tarihi bir çarşıyı geziyor olmak keyifli.


Bakırcılar Çarşısı'nın ardından Bursa'nın meşhur Ulu Camii'ne geçiş yapıyoruz. Camii çarşının hemen yan tarafında bulunuyor. 

Ulu Camii

Ulu Camii 1396-1400 yılları arasında Sultan I.Bayezid tarafından mimar Ali Neccar'a yaptırılmıştır. Bursa'nın en ünlü tarih ve şehir sembollerinden biridir. Başka bir deyişle burası Bursa'nın Ayasofyası'dır. 

Burası çok detaylı ve ayrıntılı mimari özelliklere sahiptir. Çok ayaklı camii yapısının anıtsal bir örneği olan bu büyük cami Türkiye'nin iç cemaat kısmı en geniş olan cami özelliğini taşır. Caminin en önemli özelliklerinden biri de yirmi adet kubbesinin bulunmasıdır. 


Görkemli ibadet mekanları her zaman ilgimi çekmiştir. Bu tür yerlerde inanılmaz bir huzur buluyor insan. Tarihi doku sanat ile birleşince muhteşem bir atmosfer çıkıyor ortaya.

Ulu camiyi diğer Osmanlı camilerinden ayıran önemli özelliklerinden biri de iç mekanında bulunan şadırvandır. Ayrıca caminin üzerinde bulunan 20 kubbeden şadırvan üzerinde bulunan kubbenin üstü camekanlıdır.


Caminin yapılışında bu kubbenin üstü açıkmış ve buradan giren yağmur suları ile alttaki şadırvanın beslenmesi amaçlanmıştır. Günümüzde bu kubbe camekan ile kaplandığı için bu işlevini kaybetmiştir. Bu kubbenin açık bırakılmasının bir diğer sebebi ise caminin iç aydınlatmasını sağlamak, aynı zamanda burada bir hava sirkülasyonu yaratarak doğal bir klima görevi yaratmaktır. Bu kadar güzel bir mimari sistem olabilir mi?

Caminin iç detaylarında bir çok hat sanatı örneği görmeniz mümkün. Bu eserler 21 adet hattat tarafından hazırlanmış ve günümüzde Ulu Cami'nin duvarlarını süslemektedir. 



Ulu Cami'nin gizemli özelliklerinden biri ise minberidir. Ulu Cami'nin minberi kainatı temsil eder. Üzerine güneş sistemi kabartma bir formla işlenmiştir. Bu işlemede gezenlerin birbirine olan uzaklıkları ve büyüklüklerinin oranları orijinalleri ile aynıdır. Buradan Osmanlı'nın bilimde ne kadar ileride olduğunun kanıtlarından biridir.


En garip olan şeylerden biri ise 1399 yılında yapılan bu minberin üzerinde Plüton gezegeni de sembolize edilmiş. Halbuki Pluton'un 1929 yılında keşfedildiğini biliyoruz. Peki 600 yıl önce plüton gezegeninin kusursuz bir orantıyla bu kompozisyona yerleştirilmesine ne demeli? (Kompozisyonun tamamının fotoğrafını paylaşmıyorum. Ulu Cami'ye gidip canlı olarak görmenizi tavsiye ediyorum)

Ulu Cami'de bulunan en önemli eserlerden biri de Kabe kapısının örtüsüdür. Yavuz Sultan Selim Mısır seferini kazandıktan sonra kabe'nin örtüsünün değişmesini istemiştir. Bu örtü değiştiğinde eski örtüyü İstanbul'a yollatmış, Kabe kapısının örtüsünü de Ulu Cami'ye hediye etmiştir. Bu örtüyü Yavuz Sultan Selim bizzat kendisi Ulu Cami'ye asmıştır. Bugün ise 2013 yılında bakıma alınan örtü Ulu Cami'de özel bir vitrinin içinde sergileniyor.


Sizlere tavsiyem Ulu Cami gezinize en az 1 saat ayırın. Özellikle cami içindeki detaylar o kadar fazla ki kolay kolay çıkmak istemeyeceksiniz ve vaktin de nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Koza Han

Ulu Cami'nin hemen yan kısmında Koza Han bulunuyor. 1491'de Sultan II.Bayezid tarafından mimar Abdül Ula Bin Pulat'a yaptırılan han İstanbul'daki eserlerine vakıf olarak yaptırılmıştır. Burası eskiden ipek böceği kozalarının satışının yapıldığı yer olarak bilinirdi. İsmini de bu özelliğinden almıştır. Bursa'nın bir tekstil kenti haline gelmesinde çok büyük rol oynamıştır.


Dikdörtgen bir yapıya sahip olan han çift katlıdır ve 95 odaya sahiptir. Avlunun tam ortasındaki şadırvan ise bu hanın sembolü olmuştur.


Günümüzde Koza Han içerisinde kafeterya işletmeleri bulunuyor. Buraya geldiğinizde nargile ve çay keyfi yapabilirsiniz. Tam su sesi eşliğinde yorgunluk atmalık güzel bir mekan. Ayrıca birçok tekstil ürünü ve hediyelik eşya ürünleri bulmanız mümkün. 

Gazi Orhan Camii

Koza Han'ın hemen yanında bulunan Gazi Orhan Camii 1339 yılında Orhan Bey tarafından yaptırılmıştır. Bursa'nın fethedildiğinde şehir surlar içinde kalan kısımdan ibaretti. Bu cami, sur dışına yapılan ilk yapı olma özelliğine sahiptir. Orhan Gazi Külliyesi içerisinde yer alan komplekste medrese, han ve hamama da bulunuyor.


Gazi Orhan Camii'nden çıktıktan sonra Atatürk Caddesi üzerinde yürüyüşümüze devam ediyoruz. Yolun karşı kısmına geçtiğimizde sağ tarafta Bursa Kent Müzesi bulunuyor. 

Bursa Kent Müzesi

Bursa Kent Müzesi 2004 yılında Heykel Meydanı'nda açılmıştır. Bugün 3 katlı bir binada Bursa şehrinin 7.000 yıllık geçmişini ziyaretçilerine sergilemektedir. Müze içerisinde "Uygarlıklar Kenti Bursa", "Yaşam ve Kültürüyle Bursa", "Çağdaş Bursa", "Tekstil Kenti Bursa" ve "Üreten Bursa" bölümleri mevcuttur. 

Bursa gezinizde kesinlikle programınıza almanız gereken bir müzedir. Ortalama 1 saatlik bir gezi programı yapabilirsiniz. 


Bursa Kent Müzesi Ziyaretçi Saatleri : Müze pazartesi hariç her gün 09:30-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. 

Bursa Kent Müzesi Giriş Ücretleri : Müze giriş ücretleri Yetişkin 2 TL, Öğrenci 1 TL'dir. Öğretmenleri nezaretinde öğrenci gruplarına ücretsizdir. Müzekart geçerli değildir. 

Müze hakkındaki detaylı bilgiyi linkten alabilirsiniz.

Heykel

Bursa Kent Müzesi'nin yan tarafında Atatürk Caddesi üzerinde bir Atatürk heykeli bulunuyor. Bu heykelin bulunduğu meydanı da Bursa'da Heykel Meydanı olarak biliniyor. Şehrin en önemli simgeleri ve buluşma noktaları olarak ünlenmiş bu heykel Bursa için çok önemli. Tabiki konu Atatürk olunca tüm Türk milleti için büyük bir önem arz ediyor.

Heykelin üstünde şöyle yazıyor;

"Bu aziz heykelin önünde duran Türk hürmetle eğil. O milletini kurtaran, Cumhuriyeti kuran aleme yeni bir tarih yaratan Mustafa Kemal'dir!"


Biz de bu anlamlı heykel önünde pozumuzu gururla veriyoruz. 

Bu arada Bursa'da bu heykel ile ilgili çok yaygın ama çok gereksiz bir geyik var. İnsanlar birbirine "söyle bakalım Bursa'daki Atatürk heykelindeki atın hangi ayağı havada?" diye bir soru soruyor. Bu nasıl yayıldı, nasıl geyikleşti bilmiyorum ama ben bu soruyu ciddiye alarak cevap veriyorum; Atın dört ayağı da yerde arkadaşlar... :) 

Heykel'in bulunduğu bölge Bursa'nın en hareketli bölgelerinden. Gençlerin vakit geçirdiği bir çok mekan Heykel'de bulunuyor. Bursalılar arasında "Heykel'e çıkmak" diye bir deyim var. Bununla ilgili hemen ufak bir açıklama yapalım; Bu heykel yukarıda bir yerde değildir. Ya da heykele çıkan insanlar heykelin tepesine çıkmıyorlar :P

"Heykele çıkmak" heykele gitmek anlamında kullanılıyor. Yani Bursa'da Heykele gidilmez, Heykele çıkılır! :)

Setbaşı Köprüsü

Heykel'den ilerlediğimizde biraz ileride Setbaşı Köprüsü'ne geliyoruz. Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini bağlayan bu tarihi köprünün 15.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Altından akan Gökdere akarsuyu ile bütünleşince şehrin içinde harika bir görüntüye bürünüyor bu güzel köprü.

Köprüden aşağıya baktığımda hemen yanında bir Simit Sarayı olduğunu gördüm. Simit Sarayı burada harika bir yer kapatmış. Programda olmamasına rağmen 4 kat aşağıya inip köprünün hemen yanında Simit Sarayı'nda bir çay  keyfi yaptım. 

Not : Simit Sarayı işletmesi ile hiçbir reklam ve komisyon gelirim bulunmamaktadır :) 


Burada bir bardak çay içtiğimde ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Hemen yanımızda tarihi Setbaşı Köprüsü, aşağıdan akan Gökdere'nin şırıltısı ve karşıda akan şelalenin verdiği huzur. Sanki şehir merkezinde değil de şehirden uzak doğal bir piknik alanına gelmişsiniz gibi güzel. 

Kötü olan tek şey bu inişin bir çıkışının da olması. Simit Sarayı'na asansör şart...

Irgandi Çarşılı Köprüsü


Setbaşı Köprüsü'nden karşıya geçip sol tarafa doğru ilerlediğimizde bir güzel köprü daha çıkıyor karşımıza. Yine Gökdere'nin üzerinde uzanan ve içinde şirin dükkanların, küçük kafelerin bulunduğu Irgandi Köprüsü 1442 yılında Irgandılı Ali'nin oğlu Hacı Müslihiddin tarafından yaptırılmıştır. Köprü 1854 yılında meydana gelen Bursa depreminde hasar görmüş, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan ordusu tarafından da bombalanmıştır. 2004 yılında Osmangazi Belediyesi tarafından yenilenerek tekrar kullanıma açılmıştır. 


Irgandi Köprüsü, aynı zamanda dünyada bulunan 4 çarşılı köprüden biri olma özelliğine sahiptir. Çok güzel fotoğraflar çekebileceğiniz son derece şirin bir köprü burası. 

Türk ve İslam Eserleri Müzesi ( Yeşil Medrese )

Irgandi köprüsü'nden 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan Türk ve İslam Eserleri Müzesi 1975 yılından beri Yeşil Medrese'de faaliyet göstermektedir. Müzede Bursa bölgesinde yaşayan Osmanlıların İslam ile ilişkili eserleri sergilenmektedir. Fakat ben gittiğimde müze tadilatta olduğu için maalesef ki gezme fırsatı bulamadım. 


Bursa Türk ve İslam Eserleri Müzesi Ziyaretçi Gün ve Saatleri : Müze pazartesi hariç haftanın her günü 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. (2016 Ocak)

Bursa Türk ve İslam Eserleri Müzesi Giriş Ücretleri : Müze giriş ücreti 5 TL'dir. Müzekart geçerlidir. (2017 Ocak)

***

Bursa gezimizin yavaş yavaş sonuna doğru geliyoruz. Sıradaki durağımız şehrin Yeşil semtinde bulunan Yeşil Cami ve Yeşil Türbe.

Yeşil Camii

1419 yılında mimar Hacı İvaz Paşa tarafından yapılan tarihi cami Bursa şehrinin en önemli simgeleri arasında yer alır. Caminin ünü iç ve dış kaplamalarındaki çinilerden gelir. 


Camide çini sanatının yanı sıra ahşap, hat ve mermer işçiliğiyle de ünlenmiştir. Marmara Adası'ndan getirilen mermerler ile yapılan Yeşil Cami, şehrin ilk mermer abidesidir. Eserin ön yüzü, kapısı, minare, tavan ve kitabelerindeki mermer işçilikler çok dikkat çekiyor. 


Yeşil Cami'nin içinde de Ulu Cami'de olduğu gibi sekizgen bir şadırvan bulunuyor. Fakat buradaki şadırvan daha mütevazi ve küçük. 


Yeşil Türbe

Yeşil Cami'nin külliyesinin içerisinde yine Bursa'nın şehir simgelerinden biri olarak ünlenen Yeşil Türbe bulunuyor. Burası da yine cami gibi turkuaz renkteki dış cephesi ve iç çinileriyle ünlendiği için bu şekilde isimlendirilmiş. 


Konumu itibariyle şehrin hemen her yerinden görülebilen Yeşil Türbe 1491 yılında Yıldırım Bayezid'in oğlu Sultan Mehmet Çelebi tarafından Yeşil Cami'nin de mimarı olan Hacı İvaz Paşa'ya yaptırılmıştır. 


Sultan Çelebi Mehmet türbeyi yaptırdıktan 40 gün sonra vefat etmiş ve Yeşil Türbe'ye defnedilmiştir. Türbede Çelebi Mehmet'in yanı sıra oğulları Şehzade Mustafa, Mahmut ve Yusuf ile kızları Selçuk hatun, Sitti hatun, Ayşe hatun ve dadısı Daya hatuna ait 7 sanduka daha bulunuyor. 


Yeşil türbe aynı zamanda Osmanlı mimarisinde iç duvarları tamamen çiniyle kaplı olan tek türbe olma özelliğini taşıyor. Harika bir işçilik mevcut. 

***

Yeşil Cami ve Yeşil Türbeyi de gezdikten sonra bugünkü gezimizin son etabına geliyoruz. Bu kısımda Emir Sultan Camii'ne doğru 5 dakikalık bir yürüme mesafemiz var.  

Emir Sultan Camii - Emir Sultan Türbesi 


Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Fatma Hatun tarafından kocası Emir Sultan adına yaptırılan Emir Sultan Camii 14.yüzyılda yapılan ve bugün Bursa Gezilecek Yerler listesinin üst sıralarında olması gereken tarihi bir yapıdır. Emir Sultan Külliyesi içerisinde caminin yanı sıra hamam, medrese ve Emir Sultan'ın türbesi de yer alır. Burası Türkiye'de en çok ziyaret edilen türbeler arasındadır. 


Emir Sultan Camii, sekizgen bir yapı üzerine tek kubbeli olarak inşa edilmiştir. Avlusunda bir şadırvan bulunur. Avlu ve iç kısımdaki işlemeler ve işçilikler çok modern ve etkileyici.

Emir Sultan Camii Bursa'nın birçok yerinden bütün görkemi ile görülebiliyor. Ayrıca caminin hemen yanında Emir Sultan semtinin meydanı var. Burada özellikle ramazan ayları çok hareketli geçiyor. Burayı İstanbul'un Eyüp semtine benzettim. Eyüp'ten bir tek Pierre Loti'si eksik gibi sanki :)


Emir Sultan Mezarlığı - Zeki Müren Kabristanı

Emir Sultan Külliyesi'nin hemen alt kısmına doğru merdivenlerden iniyoruz. Burada çam ağaçlarının arasında Emir Sultan Mezarlığı bulunuyor. Burası şehrin en büyük mezarlıklarından biri. Böyle kutsal bir mekana ait olması da buraya ayrı bir önem katıyor. 


Türkiye'nin sanat güneşi Bursalı büyük sanatçı merhum Zeki MÜREN'de sayın babası Kaya MÜREN ile birlikte burada yatıyor. Bu yaz sevgili Zeki MÜREN'in uzun yıllar Bodrum'da yaşadığı evi ziyaret etmiştim (Bakınız: Bodrum Zeki Müren Evi Sanat Müzesi). Bugün ise kendisini mezarı başında ziyaret etme ve dua etme şansı bulduğum için çok mutluyum. 


***

Yazımızın sonuna doğru gelirken kapanışı tabiki Bursa'nın simge lezzeti olan İskender Kebabı (Bursa Kebabı) ile yapıyoruz. Bursa'ya gelip iskender yemeden olmaz değil mi? :)

Bursa'da "İskender'in hasını yemek" diye bir tabir var. Çünkü gerçek iskender Uludağ'da kekik ile beslenen hayvanlardan yapılıyor. Bunun dışında bir şey yerseniz pide üzerine konulmuş et dönerden başka bir şey yemiş olmazsınız. 

Bursa'da bizi ağırlayıp İskender Kebabı ikramında bulunan Yesevi Kebap'a teşekkür ediyorum. 


Bugün sizlerle Osmanlı'nın göz bebeği Bursa'nın tarihi ve turistik yerlerini birlikte gezdik. Biraz yorulduk ama gerçekten değdi. Bitirirken Bursa hakkında aldığım gezi notlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bursa'dan Sevgilerle...

Bursa'da Yapmadan ve Yemeden Dönme:

* Bursa'da Ulu Cami'yi, Tophane'yi, Yeşil Türbe'yi görmeden,
* Uludağ'a çıkmadan,
* Cumalıkızık'a gitmeden,
* Kestane şekeri almadan,
* Bursa ipeği satın almadan
* Arap Şükrü'de rakı içmeden,
* İskender Kebabı ve Cantık yemeden Dönmeyin...

Bursa'dan Gezi Notları:

* Bursa'da en çok ilgimi çeken şeylerden biri ilginç semt isimleri oldu. Diğer şehirlerde çok alışmadığımız tarzda birçok semt ismi duyunca sık sık garipsediğim oldu. Ki bu semt isimlerini cümle içinde kullanıldığında bazen çok komik olabiliyor :) Bkz: Şehreküstü, Çekirge, Kükürtlü, Altıparmak, Teferrüç, Arabayatağı, Maksem, Cumalıkızık. 

* Bursalıların özelikle trafik terimlerindekullandığı kelimeler de çok ilgimi çekti. Örneğin şehirde dönel kavşaklara "baba" deniliyor. Alt geçitlerin ismi ise "Battıçıktı" :) 

Bugün Nereleri Gezdik?

Bursa Şehir Gezisi Rotamız (4,5 Km)
Parkur Detayı İçin Tıklayınız

Powered by Wikiloc

22.01.2017
Caner ÇELİK

Fotoğraflar : Caner ÇELİK
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz İnstagram Hesabımı takip edebilirsiniz. Ayrıca Facebook Sayfamdan da paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım. Beğendiğiniz yazıları lütfen sosyal medya hesaplarınızda paylaşınız. Teşekkürler :)

Bu yazıda  Bursa Gezilecek Yerler, Bursa Görülecek Yerler, Bursa Gezisi, Bursa Gezi Yazısı, Bursa Gezi Rehberi, Bursa Şehir Rehberi, Bursa Gezi Notları, Bursa Ulu Cami, Bursa Tophane, Orhan Gazi Türbesi Nerede, Osman Gazi Türbesi Nerede, Zeki Müren Mezarı Nerede, Emir Sultan, Emir Sultan Mezarlığı, Bursa Atatürk Heykeli, Setbaşı Köprüsü Nerede, Irgandi Köprüsü Nerede  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Bütün Gezi Yazılarım

Takip İçin
   

2 yorum:

  1. tek kelime ile muhteşem bi gezi olmuş...gitmeden gitmiş kadar oldum...tarihi cennet geçmişe yolculuk...tüm detaylarıyla bilgilendırmen de ayrı bir önem arzetmiş...Emeğine sağlık arkadaşım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederin Funda. Beğenmene çok sevindim :)

      Sil

En Çok Okunanlar