Doğa Yürüyüşleri ve Kamplar

Doğa ile başbaşa maceralar...

Şehir ve Kültür Gezileri

Şehirlerin tarihi ve kültürel dokusunda gezinmeceler...

Aktivite Gezileri

Eğlenceli ve adrenalinli aktiviteler...

Tarihi Geziler

Tarih kokan bölgelerde ve mekanlarda keşifler...

Sosyal Aktiviteler ve Etkinlikler

Turnuvalar, Spor etkinlikleri, fuarlar, seminerler ve buluşmalar...

Romantik Tatil Rehberi 1: Adı 'Aşk' İle Anılan Şehirler


Ah Romantizm! Bu küçük masum kelimeyi telaffuz etmek bile, ağzın içinde nasıl da zengin ve güzel tatlar bırakıyor. Ay ışığında yapılan yürüyüşler, sahilde gün doğumunu izlemeler, güllerle yapılan süslemeler, şampanyalar ve bunlarla beraber karşılıklı hızla çarpmaya başlayan kalpler...
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

İstanbul'un En Güzel Sahil Mahallesi "Kuzguncuk"


Son dönemde İstanbul'u biraz ihmal ettiğimin farkındayım. Bunun üzerine derhal İstanbul ile bir barışma yazısı yazmak gerekiyordu.. İstanbul ile barışmak için de bu şehrin en güzel sahil mahallesi olan Kuzguncuk'u gezmeyi tercih etmenin ise doğru bir karar olduğunu düşünüyorum...
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

Şile Kurna Plajı Kampı

Sile-Kurna-Plaji

Kamp aktivitelerine uzun bir süre ara verince özlüyor insan bu çadır hayatını. Bu yüzden doğayı asla bu kadar ihmal etmemek gerekiyor. Benim gibi düşünen 'bir grup güzel insanla' çıktığımız bu kamp macerasında hep birlikte düştük Şile yollarına...

Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

İstanbul'un Saklı Tarihi Şerefiye Sarnıcı


Yüzlerce yıllık geçmişiyle sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış bu güzel şehir. Tarihiyle, kültürüyle, doğal güzelliğiyle tüm dünyanın göz bebeği güzel İstanbul...

Bu kadar güzel bir şehirde yaşadığımız için bizler biraz şanslı olabiliriz. Her köşesinde milyonlarca kişinin ilgisini çeken güzelliklerin yanı başında olduğumuzun da farkındayız. Bunun yanı sıra belki keşfedilmemiş bir çok değerin de üzerinde yaşıyoruz habersiz bir şekilde... 
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

Dupnisa Mağarası - İğneada Longoz Ormanları Keşif Gezisi


Havaların yavaş yavaş ısınıp güneşin yazı müjdelemesi ile birlikte ben de artık rotalarımı kıyılara çevirmeye başladım. Bu yaz planlarına sevgili aksiyon ekibimiz ile birlikte İğneada bölgesinden başladık.

Geçen yıl yine aynı dönemlerde İğneada'ya yine gitmiştik, takip edenler bilirler. Fakat bu defa programımıza Gezi Planlarım listemde uzun zamandır bulunan Dupnisa Mağarası'nı da ekledik. Bunun yanı sıra İğneada Longoz Ormanları'nın daha önce gitmediğimiz bölümüne bir keşif yürüyüşü yaptık. 

Bugünkü gezimize Dupnisa Mağarası ile başlıyoruz. 

Dupnisa Mağarası Nerede? Nasıl Gidilir?

Dupnisa Mağarası, Kırklareli şehrinin Demirköy ilçesinin Sardere Köyü yakınlarında bulunuyor. İstanbul'a yaklaşık 230 km uzaklıkta olan mağaraya E80 kara yolu üzerinden Hamzabey, Kaynarca, Üsküp, Çukurpınar ve Sarpdere köylerini takip ederek yaklaşık 3 saatte ulaşabilirsiniz.


Dupnisa Mağarası 

Virajlı ve dar yollardan geçerek Dupnisa Mağarası'nın yakınlarına ulaşıyoruz. Bizleri ilk olarak akarsu kenarına kurulmuş bir alan karşılıyor. Burası özellikle yaz aylarında burada yaşayan insanların mağaraya gelen ziyaretçilere yöresel lezzetler ve hediyelik objelerin satışa sunulduğu bir alan.

Trakya bölgesinin turizme açık tek mağarası olan Dupnisa'ya son yıllarda artan ilgi yöre halkının da yüzlerini güldürüyor. 2003 yılında turizme açılan bu mağara her geçen yıl ziyaretçi sayısını artırıyor.

Akarsu kenarına yapılmış yaklaşık 200 metre uzunluğundaki ahşap yolu takip ederek mağara girişine ulaşıyoruz. Burada ufak bir şelale ve akarsu kenarında piknik yapacak alanlar da mevcut.


200 metrelik keyifli yürüyüşümüzün ardından ufak bir merdiven çıkışı sonrası mağaranın giriş kısmına ulaşıyoruz. Girişteki gişeden bilet alarak mağarayı ziyaret edebilirsiniz.

Dupnisa Mağarası Giriş Ücreti : Tam 9 TL (Müzekart geçerli değil), Öğrenci 4 TL.


Dupnisa Mağarası 2600 metre büyüklükte ve üç ayrı katmandan oluşuyor. Mağaranın giriş kısmı "Sulu Mağara", üst kısmı ise "Kuru Mağara" olarak adlandırılıyor. Bir de "Kız Mağarası" denilen yaklaşık 120 metrelik bir mağara daha var fakat burası maalesef yarasaların yoğunluğundan dolayı ziyarete kapalı.

Mağaranın giriş kısmında yürüyüş alanının kenarından akan akarsuyu gördüğünüzde şaşırıyorsunuz. Bu akarsudan dolayı bu bölüme Sulu Mağara denmiş. Ayrıca mağaraya girer girmez de sizi çok serin bir hava karşılıyor. Soğuktan rahatsız olmamak için belki üstünüze bir hırka alabilirsiniz. Bu mevsimsel bir şey değil çünkü mağaranın içi her mevsim soğuk. Buradaki serinlik yaklaşık 10°C civarında.


Dupnisa Mağarasının sadece belirli alanları ziyarete açık durumda. Örneğin 1700 metre büyüklükte olan Sulu Mağara kısmının sadece 200 metresi, 900 metre büyüklükte olan Kuru Mağaranın da sadece 250 metresi ziyarete açık. Sulu Mağara'nın turizme kapalı alanları içerisinde kalan bölümünde büyük bir göl olduğu da biliniyor. Fakat bu bölüme ziyaret amaçlı giremiyorsunuz.

Mağaranın iç kısmı çok güzel aydınlatılmış. Fakat bu durum görsel açıdan çok hoş görünse de mağara yaşantısına büyük zararlar vermiş. Işıkların olduğu bölümlerde bozulmalar gözle görülebiliyor. Ayrıca mağara içerisinde yaşayan 18 türden 60.000'in üzerinde yarasa ise insanların ziyaret etmediği bölümlere çekilerek göç etmişler. İçeride yine de tek tük yarasa görmeniz mümkün. Unutmayın ki yarasalar tehlikeli hayvanlar değillerdir ve sizlere kesinlikle zarar vermezler.


Mağaranın 30 metre yükseklikte olan ikinci katına merdivenler ile çıkabiliyorsunuz. Yukarıdan devamlı olarak damlayan sulardan dolayı merdivenler sürekli ıslak. Bu yüzden dikkat etmekte fayda var.

Üst kısım Kuru Mağara olarak bilinen kısım. Buradaki sarkıtlar ve likitler daha fazla ve şekil olarak daha etkileyici. Ayrıca Sulu Mağara'ya göre bu kısımda sıcaklık biraz daha artıyor. Ortalama olarak 17°C civarında olduğu söyleniyor. Yani iki katman arasında 7°C'lik bir sıcaklık farkı mevcut.


Mağaranın üst kısmında çıkış kapısı bulunuyor. Yani alttaki giriş kapısına dönmenize gerek yok. Bu kapıdan çıkıp aşağıya doğru indiğinizde yine dışarıdaki aynı kısıma ulaşabiliyorsunuz.



***

Dupnisa Mağarası'ndan ayrılıp bugünkü gezimize İğneada Longoz Ormanları'na doğru devam ediyoruz. Longoz Ormanları'nda bugün daha önce girmediğimiz bir bölgeye girip keşifli bir doğa yürüyüşü planlıyoruz.

İğneada Longoz Ormanları Keşifi

Geçen yıl yine İğneada'da çok detaylı ve yoğun bir doğa yürüyüşü yapmıştık. Bu bölge hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isteyenler o yürüyüşe buradan ulaşabilirler.  Yürüyüşümüz yine aynı noktadan başlıyor.


Buradan sahile kadar 2 km'lik bir yürüyüş patikası bulunuyor. Patika üzerinde hemen ileride solunuzda Hamam Gölü, daha ileride ise sağınızda Bulanık Deresi'ni göreceksiniz.

Biz bugünkü Longoz Ormanları yürüyüşümüze her zamanki gibi Hamam Gölü kenarında bir hatıra fotoğrafı çekilerek başlıyoruz.


Yürüyüşümüzde bugün bizlere sevgili 'Mira' liderlik yapıyor. Kendisi bize daha önceki gezilerimizde de liderlik yapmıştı. Bu konuda çok tecrübeli. Liderlik de ona çok yakışıyor :)


İğneada Longoz Ormanları doğa yürüyüşleri için çok elverişli bir bölge. Buranın harika doğası, su basan ormanları ve yürüyüş parkurlarının çeşitliliğiyle doğa severlere çok fazla seçenek sunuyor. Sahil ve orman kısımlarında kamp yapmak için de çok fazla bölge mevcut.



Yürüyüşümüzün devamında sağ tarafımızda Bulanık Deresi çıkıyor karşımıza. Bu dere sığ ve suyu son deerece ılık. Yaklaşık 200 metre ileride Karadeniz ile buluşuyor bu dere.


Bulanık deresi kıyısında grubumuzu ikiye ayırıyoruz. İlk grubumuz denizin keyfini çıkarmak için sahilde kalıyor. Biz ise Longoz Ormanlarının farklı bir bölgesini keşfetmek için ormana gireceğiz. Sizleri ekip üyeleri çok fazla değişmeyen kadrolu Aksiyon grubumuz ile tanıştırayım. Soldan sağa doğru Ben, Mete, Melih, Filiz, Nazan, Adalet, Gül ve Hanife.


Keşif yolculuğumuza ilk olarak sahilden ilerleyerek başlıyoruz. Sol tarafımızda Karadeniz, sağ tarafımızda ise Bulanık deresi. Kumda yürümek ormanda yürümekten çok daha yorucudur fakat burası gerçekten çok keyifli bir yer.


Kum yürüyüşümüzün sonrasında belirlediğimiz bölgeden ormana giriş yapıyoruz. Hedefimiz orman içerisinden Bulanık Deresi kenarına ulaşarak sahildeki arkadaşlarımızın yanına gitmek.


Fakat bu defa ormanda işler maalesef pek yolunda gitmiyor. ilk olarak Longoz (Subasan) ormanlarının çok fazla su bastığı kısmına girdiğimizi fark ediyoruz. patika yolların tamamını kapatan sulardan kendimize çok zor hareket alanı buluyoruz. Tam işler biraz yolunda gidiyor derken hayatımda ilk defa yaşadığım inanılmaz bir sivrisinek saldırısına maruz kalıyoruz.


Daha önce de Longoz Ormanları'na gelmiştik fakat hiç böle bir sivrisinek yoğunluğuyla karşılaşmamıştık. Bunun sebebi ise muhtemelen bu bölgede çekilmeyen sular olabilir. Hunharca bize saldıran bu sevimsiz arkadaşlardan korunmak için ormanın ortasında "mezdeke" savunması yapıyoruz :)

Ne kadar kendimi korumaya çalışsam da kollarım, bacaklarım ve yüzüm sivrisineklerden nasibini alıyorlar. Sivrisineklerin en sevdiği bir kan grubuna sahip olmam da onları daha bir iştahlandırmış olmalı. Hadi beni yediniz bu güzel hanımlardan ne istediniz? :)


Her doğa yürüyüşü farklı bir tecrübe katıyor insana. Bu yürüyüşte ise bölgeyi ne kadar iyi tanısak da hesaplayamadığımız sürprizlerin her zaman karşımıza çıkabileceğini bir defa daha öğrendik.

Bu yüzden doğa yürüyüşlerinde yanınıza boyunluk, bandana, eldiven gibi ekipmanları kesinlikle bulundurun. Hatta Longoz ormanlarına gelecekseniz yanınızda sivrisinek ilacı da getirmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.


Ormanda yaşadığımız ardarda sürprizler sonrasında sahile çıkarak dönüş yoluna geçiyoruz. Burada gerçekten ormanda ne kadar yorulduğumuzu ve sivrisineklerin ne kadar psikolojimizi bozduğunu daha net anlıyoruz :)

Bu bölümlerin videosunu izlediğinizde ne anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaksınız :)

Bulanık Deresine ulaştığımızda bu ılık sudan keyifli bir geçiş yapıyoruz. Herhalde bu da günün en keyifli aktivitesi olarak kalıyor İğneada hatıralarımızda.


Diğer arkadaşlarımızın yanına geldiğimizde günün doğa kısmını noktalıyoruz ve İğneada merkezine gidip yemek yemek için hazırlanmaya başlıyoruz.

Hayal ettiğimiz aksiyonun tamamını bu seferlik yaşayamasak da keyifli bir gün geçirdiğimiz kesin. Tam toparlanma esnasında bu bölgede kamp yapan sevgili Kampist grubu üyesi dostlarla karşılaşıyoruz. Onların keyifli bir kamp aktivitesi olan denge ipi oyununda ipin üzerinde buluyorum kendimi. İşte sizlere bir "Aksiyon az gelince ben" fotoğrafı :)


Bu güzel günü İğneada'da noktalarken hazırladığım videoyu da izlemenizi tavsiye ediyorum. Yaşadıklarımızı anlatmanın yanı sıra videolar da çok güzel hatıralar olarak kalıyorlar. Bu yüzden her yaptığım aktivitede çekebildiğim kadar video çekmeye çalışıyorum. Bu videoların tamamını izlemek isterseniz youtube kanalıma abone olabilirsiniz.




Fotoğraflar : Caner ÇELİK, Gül KARAKUŞ, Nazan KARTAL, Filiz AKBABA.

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım.

Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Bu yazıda  İğneada Longoz Ormanları, İğneada Doğa Yürüyüşü, İğneada Gezisi, İğneada Gzilecek Yerler, İğneada Çevre Turları, İğneada Nerede, İğneada Longoz Ormanları Nerede, İğneada Longoz Ormanları Doğa Yürüyüşü, İğneada Gezi Notları, Kırklareli Gezi, Kırklareli Rehberi, Kırklareli Gezilecek Yerler, Kırklareli Gezi Notları, Dupnisa Mağarası Gezi, Dupnisa Mağarası Nerede, Dupnisa Mağarası Hakkında Bilgi, Dupnisa Mağarası Nasıl Gidilir?, Dupnisa Mağarası Giriş Ücreti  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Sosyal Medya Takip
   
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

Türkiye'nin En Büyük Gölleri


Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz verimli Anadolu toprakları üzerine kurulmuştur. Coğrafi açıdan nice doğal güzellikleri bünyesinde bulunduran güzel Türkiyemiz dağları, denizleri, ovaları, yaylaları ve gölleri ile tüm dünyanın ilgisini çeker. 

Bu yazımızda güzel ülkemiz içerisinde bulunan en büyük gölleri anlatacağım sizlere. Hem bu güzellikleri daha yakından tanımak hem de genel kültür açısından hafızalarımızda bulunsun diye...
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

Dünyanın En Güzel Sahili 'Ölüdeniz - Kelebekler Vadisi'

Gezenti-Caner-Fethiye-Oludeniz

Doğanın tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran güzel ülkemiz tüm dünyayı kıskandıracak şekilde birleşen yeşili ve mavisi ile bilinir. Ülke olarak turizm sektöründe çok hakettiğimiz bir noktada olamasak da her yiğidin gönlünde yatan bir aslandır Türkiye...

Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

Ülkemizin En İlginç Su Birikintisi 'Tuz Gölü'

tuz-golu-gezenti-caner-celik

Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemizin bereketli Anadolu topraklarında her yörede farklı bir zenginlik, farklı bir kültür, farklı özellikler vardır. Böyle güzel bir ülkede yaşıyoruz ne mutlu bize. 

Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

En Çok Okunanlar