Adım Adım İstanbul 1 'Beyazıt - Eminönü - Galata'


İstanbul yüzyıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, birçok dilden, dinden, ırktan insanı tarih boyunca kucaklamış dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Tarihiyle, doğasıyla, iki kıtayı buluşturmasıyla dünya şehirlerinin arasında çok özel bir yere sahiptir.. 

Elbette ki günümüzde bu şehirde yaşamak güzel olduğu kadar zordur.. Yaşamanın zor olduğu bu şehirde en keyiflisi 'turist' olmaktır.. Ya da bir turist gibi adım adım gezmek dolaşmaktır her köşesini..



İstanbul'u yürüyerek gezme konseptinden yola çıkarak 'Adım Adım İstanbul' yazılarına ve İstanbul gezilerine başlıyoruz...

***
Bugün Beyazıt Meydanı'ndan başlayarak Eminönü ve Galata'yı gezeceğiz. Gezimizin başlangıç noktası Beyazı Meydanı. Buraya ulaşmak için Beyazıt'a gelen tüm otobüsleri kullanabilirsiniz ve tramway ile Beyazıt - Kapalıçarşı durağında inerek ulaşmanız da mümkün.

Gezimizde ilk durağımız Beyazıt Meydanı..

Beyazıt Meydanı

Burası tarihi yarımadanın merkezinde bulunan ve Beyazıt semtinden ismini alan meydan. Bizans dönemine ait kentin en büyük meydanı olma özelliğine sahip. Aynı zamanda şehrin en köklü Üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi (1453) ise bu meydanda bulunuyor. Ben de bu Üniversite'nin bir mezunu olmaktan gurur duyuyorum..


           
Beyazıt Meydanında gezebileceğiniz 2 yer bulunuyor. İlki meydanın hemen girişinde bulunan Beyazıt Camii, ikincisi ise Sahaflar Çarşısı.

Beyazıt Camii (Beyazid Camii)




Beyazıt Camii, Sultan I.Beyazid tarafından yaptırılmış İstanbul'un en ünlü camilerinden biridir. Cami'nin içerisinde aynı zamanda Sultan I.Beyazid'ın türbesi de bulunmaktadır. Türbe şu an restorasyon döneminde olduğu için maalesef ziyaret edemiyoruz.

Sahaflar Çarşısı

Sahaflar Carsisi           

Beyazıt Meydanı'nda İstanbul Üniversitesi ana kapısının tam karşısında bulunan İstanbul'un en ünlü Sahaf Çarşısıdır. Kitap meraklılarının kesinlikle ziyaret etmesi gereken bir yer olduğu gibi aynı zamanda hiçbir yerde bulamayacağınız kitapları burada bulmanız mümkündür.

Buradaki esnafların her biri kitaplara o kadar hakim ki bir yere bir kitap sorduğunuzda "5 numaraya git orda var" "4 numarada bulursun" gibi cümlelerle bolca karşılaşabilirsiniz.

Ayrıca Sahaflar Çarşısı içerisinde Osmanlı'nın ilk matbaasını kuran İbrahim Müteferrika'nın da bir büstü mevcuttur.

         
Sıradaki noktamız Süleymaniye Camii.. Süleymaniye'ye İstanbul Üniversitesinin ana giriş kapısının sol kısmındaki sokaktan ilerleyerek ulaşabilirsiniz. O sokaktan ilerledikçe Süleymaniye semtine doğru gelirsiniz.

Süleymaniye Meydan Çeşmesi

Süleymaniye'ye geldiğimizde ilk olarak sizleri büyük caminin önündeki Süleymaniye Meydanı Çeşmesi karşılar. Bu çeşmeye Hesap Çeşmesi de denilmektedir.


           
Bu çeşmeye Hesap Çeşmesi denilmesinin sebebi, külliyenin yapımı sırasında çalışan işçilere burada yüksekçe bir yere çıkan Mimar Sinan belirli zamanlarda yanında çağırdığı ustalara yevmiyelerini dağıtırmış.

Süleymaniye Camii


           
Süleymaniye Camii, Osmanlı'nın 10.Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1551-1557 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırılan İstanbul'un en ünlü camilerinden biridir. Mimar Sinan burayı 'kalfalık devri eserim' olarak nitelendirmiştir.

           
Cami'nin içerisinde Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın türbeleri de bulunmaktadır. Özellikle Muhteşem Yüzyıl dizisinden sonra bu türbeler yoğun ilgi görmekte. İşte bu da bizim tarihi dizilerden öğrenme alışkanlığımızı gösteriyor. Akşam dizide Süleyman'ı, Hürrem'i izleyen yurdum insanı "ulen acaba bunların türbeleri nerededir" diye Google amcaya sorup, buraya ziyarete geliyorlar.. Dizide Şehzade Mustafa'nın ölüm sahnesinin sonrasında Bursa'daki türbesine akın akın ziyaretçi patlamasının olduğu, türbede 463 yıl önce vefat eden Şehzade Mustafa için mevlütler okutulduğunu hatırlatırım.

Not : Muhteşem Yüzyıl'a yazılarımda giydirdiğime bakmayın. Bende bu dizinin yakın takipçisiyim. Ama tarihi diziden öğrenmiyorum, bildiğim tarihi diziden izliyorum :)

Dönelim tekrar konumuza... Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan türbelerini geziyoruz...









Süleymaniye Camii aynı zamanda İstanbul şehrinin en önemli silüetlerinden biridir ve cami'nin kuzey cephesindeki İstanbul manzarası seyredilmeye değerdir.


Süleymaniye Camii'nin birçok çıkış kapısı mevcut. Fakat belli bir gezi güzergahını size aktardığım için Kapalıçarşı'yı da gezmek adına yine cami'ye girdiğimiz kapıdan (ana kapıdan) çıkıyoruz geri.. 

Cami dışına çıktığımızda sol yönden devam ediyor ve İstanbul Üniversitesi'nin duvarlarını takiben sağa dönüyoruz. Fuatpaşa Caddesi'ni takip ederek, Çadırcılar Caddesi'nden Kapalıçarşı'ya giriyoruz. 

Not : Gezi esnasında güzergahtan çıkıp kaybolmamanız için verdiğim cadde isimlerini Google Haritalar ya da çeşitli navigasyon programları ile takip etmenizi öneririm. Aksi taktirde yanlış bir yokuştan indiğinizde geriye çıkmanız gerekebilir, bugün gezecek daha çok yerimiz var bu kadar erken yorulmanızı istemem.. :)

Kapalıçarşı (Grand Bazaar)


           
İstanbul şehrinin Beyazıt, Nuriosmaniye ve Mercan semtlerinin tam ortasında yer alan dünyanın en eski ve en büyük çarşılarından biridir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Yaklaşık 4.000 dükkanın bulunduğu, 66 sokaktan oluşan bu dev çarşıda yaklaşık 25.000 kişi çalışmaktadır. Çarşı yardımsever, sempatik ve birbirine çok bağlı esnafı ile ünlüdür. Yılda 91 milyon kişiyi ağırlayan Kapalıçarşı, Dünyanın en fazla ziyaret edilen turistik mekanıdır.

Kapalıçarşı'da alışveriş için birçok şey bulmanız mümkün. Hediyelik eşyacılar, dericiler, tatlıcılar, baharatçılar, kuyumcular, giyim mağazaları.. Kısacası ne ararsanız var..

Kapalıçarşı'nın büyüsünün ve alışveriş aşkının etkisinde gezimizin güzergahından kopmamak adına telefonlarınızın navigasyon bölümünden yardım almanızı tavsiye ederim. Kapalıçarşı'nın Mercan Kapısı kısmından çıkıp o sokak boyunca ilerleyip (Tığcılar Sokağı), Çakmakçılar Yokuşu'na ulaşmanız gerekiyor. Çünkü sırada Büyük Valide Han var...

Büyük Valide Han

           
Büyük Valide Han, Çakmakçılar Yokuşu üzerinde bölgenin en büyük Hanıdır. 17.Yüzyılda Kösem Sultan tarafından yaptırılmıştır. Son zamanlarda çatısı üzerine çıkıp İstanbul'u seyretmek ve burada fotoğraf çekmek moda olduğu için burayı da gezi programımıza aldık. Burası İstanbul'u en güzel fotoğraflayabileceğiniz yerlerden biri.

Valide Han'ın çatısına nasıl çıkılacağını daha önce yazdığım bir yazıda detaylı şekilde anlatmıştım. O yazıya şuradan ulaşabilirsiniz. Ama çatıya çıkıp bu yazıyı unutmayın sizi burada gezinin devamı için bekliyorum.. :)




           
Büyük Valide Han çatısından inip Çakmakçılar Yokuşundan aşağı doğru inmeye devam ediyoruz.

Cakmakcilar Yokusu

Buranın devamında Mısır Çarşısı'na en iyi şekilde ulaşabilmeniz için Fincancılar Sokak ve Sabuncu Hanı Sokak yokuşlarından inmenizi tavsiye ediyorum. 

Mısır Çarşısı'na ulaştığınızda ilk olarak meşhur Kurukahveci Mehmet Efendi'nin dükkanına ulaşıyoruz. Buradaki kahve kokusu müthiş.. ve günün her saatinde buradan kahve almak için uzun bir sıra beklemeniz gerekiyor. Ama taze çekilmiş kahvenizi aldığınızda kabının dışından bile buram buram kahve koktuğunu göreceksiniz.


Kurukahveci Mehmet Efendi'den kahvemizi aldıktan sonra Mısır Çarşısı'na giriş yapıyoruz.
           
Mısır Çarşısı

         
Mısır Çarşısı, aktarlarıyla meşhur olmasıyla birlikte günümüzde bile hala tabii ilaçlar, çiçek tohumları, baharat, nadir bitkilerin yanı sıra hediyelik eşya, kuruyemiş ve şarküteri ürünleri satın alabileceğiniz büyük bir çarşıdır. Baharat kokuları arasında gezmenin çok keyifli olduğu İstanbul'un en ünlü ve turistik çarşılarından biridir. Yapı olarak Kapalıçarşı'ya çok benzemektedir.



Mısır Çarşısı Baharatçılar

Mısır Çarşısı Lokumcular





Mısır Çarşısını gezdiğinizde karşının kuzey kısmından Eminönü Meydanı'na çıkarsınız. Burada İstanbul'un güzel boğaz manzarasına çok yakından şahitlik edebilirsiniz. Az önce Süleymaniye'nin tepesinden baktığımız yerdeyiz şu anda.. Sıradaki durağımız Eminönü Meydanı'ndaki meşhur Yeni Camii..




           
Yeni Camii 



Eminönü Meydanı'nda bulunan Yeni Camii 1597 yılında Sultan III.Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle yaptırılmıştır. İstanbul şehrinin en ünlü süliyetlerinden biridir. Osmanlı ailesinin şehre kazandırdığı büyük camilerin sonuncusu olarak bilinmektedir. Aynı zamanda Osmanlı'nın en uzun sürede yapımı tamamlanan cami'dir.

Cami Mimar Davut Ağa tarafından yapılmaya başlanmış, Mimar Dalgıç Ahmet Ağa devam ettirmiş ancak Safiye Sultan'ın ölümü ile yarım kalan inşaat başlangıcının 66 yıl sonrasında dönemin mimarbaşısı Mustafa Ağa tarafından IV. Mehmet döneminde bitirilebilmiştir. Cami deniz kenarına inşa edilmiş fakat zamanla denizin doldurulması sonucu günümüzde denize yaklaşık 50 metrelik bir mesafede bulunmaktadır.

Yeni Cami'nin ana giriş kapısı ve merdivenlerinde bir sürü güvercin görmeniz mümkün. Bu kuşlar buradan hiç ayrılmıyorlar. Cami'nin hemen yanında güvercinleri yemlemek için yem satan kişiler bulunuyor. Burada 1 TL karşılığında bir yem tabağı ile güvercinleri yemleyebilirsiniz. Bu da eminim ki İstanbul'da size hoş bir anı olarak kalacaktır.





Buradaki güvercinlerle birlikte fotoğraf da çekilebilirsiniz. Kendileri çok fotojeniklerdir. Hatta buraya arkadaşlarım Neşe ve Sibel ile geldiğimizde Neşe'nin güvercin efektli fotoğrafını sizlerle paylaşıyorum :)

           
Neşe'yi kuşlardan ayırmak biraz zor oluyor ama gezimize devam etmemiz de gerekiyor. Eminönü Meydanı'ndaki alt geçitten yolun karşı tarafına deniz kısmına geçiyoruz. Burada vapur iskeleleri bulunur. Eminönü'nden Kadıköy'e ve Üsküdar'a vapurlarla ulaşım sağlayabilirsiniz.

Eminönü sahilinin en ünlü satıcıları arasında mısırcılar, kestaneciler ve simitçiler'dir. Bunlar belediye tarafından yetkilendirilmiş satıcılardır.

Ama Eminönü'nün en meşhur gıdası Balık& Ekmek'dir. Eminönü sahilinde bulunan ufak teknelerde tarihi balıkçılar bir Eminönü geleneğini hala yaşatırlar. Burada bir öğle yemeği arası veriyoruz, menüde tabiki de Balık & Ekmek var.. :)





Burada yediğiniz Balıklarda kılçık bulamazsınız. Çünkü balıkları pişirmeden önce kılçıkları ayırıyorlar. Özellikle kılçıktan hoşlanmadığı için balık yemeyenler rahatça yiyebilirler. Ayrıca balığın yanında seyyar turşuculardan turşu da alabilirsiniz. Onlar sizin yanınıza zaten geleceklerdir. Balığın üstüne bir de lokma tatlısı yedim mi ohh.. yola devam edebiliriz.

Balık & Ekmek Fiyatı : 8 TL

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü üzerine çıkıp güzel İstanbul'u buradan seyredip bolca oksijen depoluyoruz. Burada bu güzel manzara eşliğinde günün her saatinde balık tutan insanlar bulabilirsiniz. Galata Köprüsü'nün en büyük müdavimleridir balık tutan insanlar.. 








Galata köprüsü üzerinde elinde termos ile çay satan amcalardan bir çay alıp buradan şehri izlemek insanın ruhunu dinlendiriyor. Saatlerce burada balık tutan insanları bu şekilde daha iyi anlayabiliyorsunuz..

Galata Köprüsü Haliç'in iki yakasını birleştirmesiyle birlikte aynı zamanda İstanbul'un kültürel bir geçiş köprüsüdür.. Eski İstanbul'dan, yeni İstanbul'a uzanan bir kültür geçişinin en büyük sembollerinden biridir.
           
Galata köprüsünden karşıya doğru ilerlediğimizde sol üst kısıma bakarsanız İstanbul'un en önemli simgelerden biri olan Galata Kulesi'ni göreceksiniz.



Galata ve Galata Kulesi

Köprünün bitiminde sağ tarafta kalan kısım Karaköy, sol tarafın sırtları ise Galata semtidir. Galata, Beyoğlu ilçesine bağlı tarihi bir semttir. 

İstanbul'un fethi sırasında Ceneviz kolonisinin yaşadığı ve etrafı surlarla çevrili bir bölgedir burası. Galata, Osmanlı devleti padişahı Fatih Sultan Mehmed'e barış içerisinde teslim edildiği için Osmanlı İmparatorluğu'nun sonuna dek bu bölgede yaşayanlara ayrıcalıklı davranılmıştır. Galata rıhtımı denizcilik açısından tarih boyunca çok hareketli bir nokta olmuştur ve tarihte önemi büyüktür.

Galata'nın en önemli tarihi eserlerinden biri ise Galata Kulesi'dir. Galata'da sinagoglar, ermeni, rum ve gürcü kiliseleri mevcuttur. 

Günümüzde yokuşlu sokakları ve kendine has şirin cafeleriyle ünlü Galata semtinin kendine has dokusu hala değişmemiştir. Sizlere Galata ile ilgili çok daha detaylı bir yazı ileriki tarihlerde yazacağım.

                  
Galata'nın yokuşlarıyla cebelleşip Galata Meydanı'na ulaştığınızda meşhur Galata Kulesi sizleri karşılar.

           
Galata Kulesi Tarihi          

Galata Kulesi, dünyanın en eski kulelerinden biridir. 528 yılında Bizans İmparatoru Anastasius tarafından Fener Kulesi olarak inşa edilmiştir. 1204 yılındaki IV.Haçlı seferleri sırasında geniş çapta tahrip edilmiştir. Daha sonra 1348 yılında İsa Kulesi adıyla Cenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak yeniden yapılmıştır. Bu yıllarda kentin en büyük binası ünvanına sahip olmuştur.

Galata Kulesi 1445-1446 yıllarında yükseltilmiştir. Kule Türklerin eline geçtikten sonra hemen her yüzyılda yenilenmiş ve onarılmıştır.

IV.Murat döneminde Hezarfen Ahmet Çelebi tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takarak 1638 yılında Galata Kulesi'nden, Üsküdar-Doğancılar'a uçmuştur. Bu uçuş Avrupa'da büyük ilgi uyandırmış, İngiltere'de konu ile ilgili gravürler yapılmıştır.

1717'den itibaren kule, yangın kulesi olarak kullanılmıştır. Yangın esnasında ahali davullar çalınarak haber verilirmiş. 2 büyük yangın geçiren kule 1967 yılında onarılıp bugünkü halini almıştır.

Yerden 70 metre yüksekliğinde olan Galata Kulesi'ne günümüzde Asansör ile çıkılıyor. Yoğun ziyaret olan günlerde kuleye giriş için uzun kuyruklar oluşuyor. Kule girişi ise 12 TL (Müzekart Geçerli Değil).





Asansör ile yukarı çıktığımızda kulenin üst kısmında ufak bir restaruant görüyoruz. Burası özel bir işletme. Prestijli ve romantik organizasyonlar için ideal bir mekan burası. Mekanın dışında ise harika bir İstanbul manzarası...















Galata Kulesi'nde gördüğümüz harika İstanbul manzaralarından ayrılmak çok zor olsa da aşağıda bir hayatımızın olduğunu hatırlamak zorundayız. Kule'den inip Tünel'e doğru yürümeye devam ediyoruz. Bu sırada hava da yavaş yavaş kararıyor...

Tünel


Karaköy ile Beyoğlu (Tünel) arasında hizmet veren Füniküler, dünyanın en eski 2. yeraltı toplu taşıma sistemidir. 1875 yılında hizmete açılan Füniküler 573 metre uzunluğundadır. 1910 yılında elektrikli sisteme geçilmiştir. Günümüzde 90 saniye'de Karaköy'den Beyoğlu'na ulaşmaktadır. 

Aynı zamanda Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi başındaki istasyonun bulunduğu semte de Tünel ismi verilmiştir. 

İstiklal Caddesi

             
İstiklal Caddesi, İstanbul'un en ünlü caddelerinden biridir. Tünel ile Taksim Meydanı arasında 1,5 km uzunluğunda devam eden bir caddedir. Caddenin en önemli simgesi, İstanbul'un tarihi sembollerinden olan Nottaljik Tramway'dır. İstiklal Caddesi boyunca uzanan güzergahı boyunca işleyen meşhur kırmızı tramway, her gün yüzlerce kişiye ulaşım sağlamaktadır. 



           
Not : İstiklal Caddesi ile ilgili çok daha detaylı bir bilgi sahibi olmak isterseniz "Bir Uçtan Bir Uca İstiklal Caddesi" isimli yazımı okumanızı tavsiye ederim.

***

Bugün Nereleri Gezdik?



Bugünkü gezi programımız burada sona eriyor. Sizlere Beyazıt - Eminönü - Galata - Taksim güzergahında bir gün içerisinde yapabileceğiniz en sağlıklı gezi programını anlatmaya çalıştım. Adım Adım İstanbul yazı dizisinde İstanbul'un diğer bölgelerine de günlük gezi programlarını yazıp sizlerle paylaşacağım.

İstanbul'un göz bebeği İstiklal Caddesi'nden Sevgilerle..      


         ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz İnstagram Hesabımı takip edebilirsiniz. Ayrıca Facebook Sayfamdan da paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım. Beğendiğiniz yazıları lütfen sosyal medya hesaplarınızda paylaşınız. Teşekkürler :)

Bu yazıda Adım Adım İstanbul, İstanbul Gezi Rehberi, İstanbul Gezi Notları, İstanbul Gezilecek Yerler, İstanbul Tarihi Yerler, İstanbul Manzaraları, Beyazıt Gezilecek Yerler, Beyazıt Beydanı, Beyazıta Nasıl Gidilir, Beyazıt Sahaflar Çarşısı, Sahaflar Çarşısı Nerede, Beyazıt Camii, Süleymaniye Camii, Süleymaniye Camii Nerede, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi,  Kanuni Sultan Süleyman Mezarı Nerede, Hürrem Sultan Türbesi, Hürrem Sultan Mezarı Nerede, Beyazıt Kapalıçarşı, Kapalı Çarşı Nerede, Kapalıçarşı Rehberi, Büyük Valide Han, Sirkeci Gezilecek Yerler, Eminönü Gezilecek Yerler, Sirkeci Gezi Rehberi, Eminönü Gezi Rehberi, Eminönü Mısır Çarşısı, Sİrkeci Mısır Çarşısı, Mısır Çarşısı Nerede, Mısır Çarşısı Tarihi,  Eminönü Yeni Camii, Yeni Camii Tarihi, Galata Köprüsü, Galata Köprüsü Tarihi, Galata Köprüsü Balık, Eminönü Balık Ekmek, Galata Kulesi, Galata Tarihi, Galata Kulesi Tarihi, Galata Kulesine Nasıl Çıkılır, Galata Kulesi Nerede, Galata Kulesi Nasıl Gidilir,  Galata Kulesi Kaç Yılında Yapıldı, Galata Kulesi Manzarası, Galata Kulesi Ücreti  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.


Bütün Gezi Yazılarım

Takip İçin
   

2 yorum:

  1. Hatice Kayam11 Ocak 2016 05:12

    Çok güzel bir gezi rotası hazırlamışsınız. Bilmediğim bazı noktalar var havalar düzelince bu rotanın tamamını gezecegim. Yeni rotaları da beklemedeyim :))

    YanıtlaSil
  2. Erkut Çelik27 Ocak 2016 16:28

    Buraları okuyup gezerken istanbulu çok Őzlemişim kokusunu buram buram içime çekesim geldi canım o kadar balık ekmek çektiki bu őzlemimi bana istanbul a gitmesemde yaşatan caner çelik e çok teşekkür ederim yűreğine sağlık

    YanıtlaSil

En Çok Okunanlar