Mevlana Şehri "Konya"


Mevlana şehri Konya'dan herkese merhabalar. Bu aralar günübirlik ve hafta sonu şehir gezileri konseptine yoğunlaşmış vaziyetteyim. Daha önce gitmediğim şehirlere uygun fiyatlı ulaşım imkanlarını takip ederek Anadolu'nun tüm şehitlerini tek tek gezmeyi hedefliyorum. 

Konya'da Bir Gün - Günübirlik Konya Gezisi 


Sabahın erken saatlerindeki uçuşumuzla İstanbul'dan bir saatlik uçuşla Konya'ya varıyoruz. Konya Havalimanı'ndan şehir merkezine Havaş otobüsleri ile geçiyoruz. Yaklaşık olarak 20 dakika sürüyor ve ücreti 12 TL. Şehirden dönüşümüz ise akşam saatlerinde hızlı tren ile olacak...

İlk olarak biraz Konya hakkında bilgi verelim. Sonra da gezimize başlayalım.
Konya, Türkiye'nin en büyük yüz ölçümüne sahip Anadolu'nun en geniş ovası üzerine kurulu büyük ve modern bir şehirdir. Ayrıca Türkiye'de nüfus bakımından en kalabalık 7.şehri olama özelliğini taşır.

Bu şehir Hitit uygarlığına dayanan yaklaık 7.000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Selçuklu döneminde Türklere 211 yıl boyunca başkentlik yapmış, Selçuklu Devletinin yıkılışının ardından Karamanoğlulları Beyliği hakimiyetine geçmiş ve 1465 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Konya, Osmanlı döneminde de büyük önemi çok olan bir şehir olmuştur. Günümüzde ise giderek gelişen ve modernleşen bir şehir olarak biliniyor. 

Konya Türk islam tarihinde çok önemli bir şehirdir. Bu yüzden Konya'da yapacağınız gezi de genelde camiler ve medreseler ağırlıklı olacaktır. Konya'da çok uzun tarihi boyunca bir çok evliyalar, ilim insanları, din ve devlet adamları yetişmiştir. Şehir ile özdeşleşen en büyük isim ise İslam dünyasının en büyük düşünürü, ilim adamı ve şairi  Hazreti Mevlana Celalettin-i Rumi'dir.

Biz de gezimize Konya'nın simgesi Mevlana ile başlıyoruz.


Mevlana Dergahı  - Mevlana Türbesi Müzesi

Mevlana Türbesi ilk olarak 1926 yılında Konya Asar-ı Atika Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Daha sonra 1954 yılında tekrar düzenlenerek Mevlana Müzesi adıyla hizmetine devam etmiştir.

Mevlana Müzesi avlu, bahçe ve dergah olmak üzere üç ayrı bölümden oluşuyor. Burası Selçuklu Sarayı'nın gül bahçesi olarak biliniyor. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat bu bahçeyi Mevlana'nın babası Bahaeddin Veled'e (Sultan-ul Ulema) hediye etmiştir. Bahaeddin Veled vefat ettiğinde bu bahçeye defnedilmiştir ve bu bahçeye yapılan ilk defin olarak bilinir. 

Babasının vefatının ardından Mevlana büyük medreselerde ders vermeye başlamış. Çok sayıda talebe yetiştirmiş ve çevresini bir ilim yuvası haline getirmiş.

17 Aralık 1273 tarihinde Konya'da vefat eden Mevlana'nın ardından her din ve mezhepten oluşan bir çok insan ardından gözyaşı dökmüştür. Yarattığı hoşgörü felsefesi ilmi ve sanatıyla Mevlana herkesin gönlünde taht kurmuş ve dünyaca tanınan önemli bir zat olmuştur.

Hazreti Mevlana'nın öğütleri üzerine kurulan Mevlevilik, oğlu Sultan Veled tarafından burada müessesleştirilmiştir. Mevlana'nın mezarı üzerine de Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) denilen türbe eklenmiştir. 


Bahçeden avlunun ön kısmına pir kapısı denilen kapıdan giriyoruz. İçeri girdiğimizde sol tarafımızda mezarlık bölümü mevcut. 


Biraz daha ilerlediğimizde ortasında şadırvan bulunan avluya geliyoruz. Tam karşımızda 17 adet oda bulunuyor. Bu odalar dervişlerin istirahat etmesi amacıyla yapılmış. Günümüzde ise odaların 4 tanesi halen yönetim odası olarak kullanılıyor. Kalan 13 odada ise o dönemde burada yapılan faaliyetler ile alakalı bilgiler verilip dergaha ait eserler sergileniyor.


Sol tarafta ise "Matbah" yani "Mutfak" bölümü yer alıyor. Mutfak bölümü dergahın yönetim merkezi sayılıyormuş. Biz de ilk olarak mutfağı gezmeye başlıyoruz.


Mutfak (Matbah-ı Şerif) bölümü Sultan III.Murad tarafından 1584 yılında yaptırılmış, 1867 yılında yapılan onarımın ardından ise bugünkü halini almıştır. Matbah bölümü iki katlı olmasına rağmen sadece alt katı ziyarete açıktır. Üst kısım Kazancı Dede'nin (Aşçı Dede) istirahat odası olarak bilinir.

Not : Kazancı Dede (Aşçı Dede) dergahta Şeyh'ten sonra gelen kişidir ve dergahın yönetiminden, dervişlerin eğitiminden, düzeninden ve bütün faaliyetlerinden sorumlu kişidir. 

Matbah, mevlevilerin yemeklerinin pişirildiği yer olmakla birlikte Mevlevi dervişi olmak isteyenlerin 1001 günlük eğitimlerinin yapıldığı kısımdır. 

Giriş kısmında sağ tarafta yemeklerin yapıldığı alan bulunur. Karşı kısımda ise dervişlerin yemek yediği bölüm bulunur. 


Mevlevi olmak isteyen kişi üç gün girişteki "Saka Postu" denilen alanda oturup yapılan işleri izler ve ondan sonra derviş olup olmamaya karar verirmiş. Üçüncü günün sonunda 1001 günlük eğitim süreci başlarmış. Eğer eğitimdeki kişiyi Kazancı Dede (Aşçı Dede) uygun bulmaz ise ayakkabısı dışarı doğru çevrilerek derviş olamayacağı bildirilirmiş. 


Matbah'ta 1001 günlük eğitimini ve dergah hizmetini tamamlayanlar Gülbang duası ile "Hücrenişin" (Dede) yapılırmış ve kendilerine bir hücre tahsis edilirmiş. 

Dergahta vefat eder dervişlerin gasil işlemi de matbahta yapılırmış. Bu da dervişin tarikat hayatına Matbah'ta başlayıp yine Matbah'ta bittiğini vurgulayan bir uygulamaymış. 

Matbah ziyaretimizin ardından avluda bulunan 13 adet odayı ziyaret ediyoruz. Bu odalar yaklaşık 4-5 m2 büyüklüğünde derviş hücreleridir ve günümüzde içlerinde dergah yaşamı ile ilgili kesitler sunularak, dergahta kullanılan önemli eşyalar sergilenmektedir.


Mevlevilikte Çelebi Makamı

Mevlevilikte Hz.Mevlana soyundan gelenlere "çelebi", Mevlana'yı temsil eden makama ise "çelebilik" denilirmiş.. Bu makama oturan kişiye ise "çelebi efendi" adı verilirmiş.

Soyu baba tarafından Mevlana'ya ulaşanlara "Zükür çelebi", anne tarafından Mevlana'ya ulaşanlara ise "İnas çelebi" ifadeleri kullanılırmış. 

Hazreti Mevlana'nın maddi ve manevi varisi olarak kabul edilen çelebiler, kendilerinden sonra yerlerine geçecek kişileri belirlerlermiş. İstisnalar dışında bu makam çoğunlukla padişahlık gibi babadan oğula geçermiş. 

Daha sonraları çelebilik makamına tayin padişah tarafından yapılarak çelebi efendiye tebliğ edilmeye başlanmış. Çelebi efendi makamı devlet protokolünde çok önemli olup kazasker'e eş olarak değerlendirilirmiş. 

Mevlevi Dergahında Türbedar Makamı

Türbedar, Mevlana Türbesi ile Semahane'nin bakımından sorumlu olan dededir. Türbedarlık önemli bir mevki olup Konya türbedarlarının mevki hepsinden üstündür.

Çelebi efendinin bile giremediği Hz.Mevlana'nın kabir odasının hizmetini görmek bu dedeye aitti. Dergahın en yaşlı dedelerinden seçilen türbedar dede evlenmezdi. 

Mevlana Türbesi 

Sıra geldi Hz.Mevlana Türbesi'nin olduğu bölüme girmeye. Burada ilk kısıma Tilavet Odası deniyor. Daha sonra Gümüş Kapıdan geçerek Huzur-u Pir Odasına giriyoruz. Burada ise Hz.Mevlana, çelebiler ve şeyhlerin sandukaları bulunuyor.

Bu salonun bambaşka bir havası var. Kutsal mekanların tümünde bulunan harika bir huzur havası mevcut. Arka planda çalan ney sesi ile de mükemmel bir bütünleşme oluyor.


Ve tabiki aralarında en büyük olan ise Yeşil Kubbenin altında bulunan Hz.Mevlana'nın Sandukası.


Sandukaların sol kısmında ise Mescit Salonu bulunuyor. Burası aynı zamanda sergi salonu olarak adlandırılıyor.


Sergi salonu bölümünde Hz. Mevlana'ya ait kişisel eşyalar, kıyafetler ve Kuran-ı Kerim'ler sergileniyor.


Sergi salonunun hemen yanında ise Semahane bölümü bulunuyor. Burası Meydan-ı Şerif olarak da adlandırılıyor. Semahanenin sağ yan kısmında ise Mahvel denilen bir alan var. Mahvel, sema gösterilerini izleyenlerin oturmaları için sonradan yapılan bir alan. Üst kısmı kadınlar için, alt kısmı ise erkekler içindir.


Gezimizin Mevlana Müzesi kısmı burada harika bir huzur eşliğinde sona eriyor. Konya'ya geldiğinizde Mevlana Dergahını kesinlikle gezmelisiniz. Hatta sırf burayı görmek ve yaşamak için bile Konya'ya gelmelisiniz.

Hz. Mevlana'nın da dediği gibi...

"Gel, ne olursan ol, gel!
İster kafir, ister mecusi, ister putperest ol, gel!
Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da, yine gel!"

Hz.Mevlana

Mevlana Müzesi Giriş Ücreti 

2013 yılında alınan bir kararla müzeye girişler ücretsizdir.

Mevlana Müzesi Ziyaretçi Gün ve Saatleri

Müzede tatil günü yok, her gün ziyarete açık. Sadece dini bayramların ilk gününde saat 13:00'a kadar kapalıdır.

Yaz sezonunda 09:00-08:30, Kış sezonunda 09:00-16:30 saatleri arası ziyaret edebilirsiniz.

Mevlana Meydanı 

Mevlana Müzesi çıkışında büyük bir meydan bizi karşılıyor. Bu meydana Mevlana Meydanı deniyor. Mevlana Meydanı'nın sağ tarafında hediyelik eşyaları ve restoranlar bulunuyor. Burada sevdiklerinize Konya'dan hediyeler götürebilirsiniz. Magnetler, biblolar, mevlana şekerleri ve tespih çeşitleri burada en fazla bulabileceğiniz ürünler.


Selimiye Camii (Sultan Selim Camii)

Mevlana Meydanı'nın sol kısmında ise Konya'nın en önemli ve en heybetli klasik Osmanlı eserlerinden biri olan Selimiye Camii (Sultan Selim Camii) bulunuyor.


Konya'da bulunan Selimiye Camii, Sultan II.Selim'in şehzadeliği zamanında yapımına başlanmış ve 1567 yılında tamamlanmıştır. Bu cami mimari açıdan İstanbul'da bulunan Fatih Camii'ne benzerliğiyle dikkat çekiyor. 

***

Konya gezimize şehirde bulunan diğer önemli Osmanlı eserleri olan ünlü camiler ile devam ediyoruz.

Aziziye Camii


Aziziye Camii 1671-1676 tarihleri arasında Şeyh Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Konya'nın en önemli Osmanlı eserlerinden biridir. 1867 yılında büyük bir yangın sonucu kullanılmaz hale gelen camii, 1874 yılında Sultan Abdulaziz'in annesi Pertevniyal Sultan tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. 

Camiye üç cephede bulanan üç kapısından girilebiliyor. Ayrıca en belirgin özelliklerinden biri kapısından daha büyük pencereleri ve harika bir mimariye sahip minareleri. 


Kapı Camii

Konya'nın Bedesten Çarşısı içerisinde bulunan tarihi camidir. Eski Konya Kalesi'nin kapılarından birinin yanında olduğu için Kapı Camii adını almıştır. Camiyi Mevlana'nın torunlarından Hasan oğlu Şeyh Hüseyin Çelebi 1658 yılında yaptırmıştır.


Camii 1811 yılında yıkılıp Konya müftüsü Esenlerlizade Seyyid Abdurrahman Efendi tarafından tekrar yaptırılmıştır. Ancak 1867 yılında çıkan yangın sonucu cami, çevresindeki dükkan ve vakıfları ile birlikte yanmıştır. Bu talihsiz olaylar sonucu Kapı Camii 1868 yılında üçüncü defa yapılmıştır. 

Şerafeddin Camii

Şerafeddin Camii Konya'da kesinlikle görülmesi gereken yapılardan biridir. Ayrıca şehrin en büyük ve en eski camilerindendir. XII. Yüzyılda Selçuklu büyüklerinden Şeyh Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. 


Şems-i Tebrizi Camii ve Türbesi

Şems-i Tebrizi Kimdir?

Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğlu olan Şems-i Tebrizi, Tebriz'de 1185 yılında doğmuştur. Küçük yaşlarda manevi ilimleri tahsilinde gösterdiği başarısıyla büyük dikkat çekmiştir ve "Şemseddin" yani "Dinin güneşi" lakabıyla anılmıştır. Şems-i Tebrizi ününü  duyduğu bütün şeyhlerden feyiz almış ve diyar diyar dolaşması sebebiyle "Şemseddin Perende" (Uçan Şemseddin) lakabını almıştır. 


Manevi bir işaret ile Konya'ya gelerek Hz.Mevlana'yı arayıp bularak birlikte yaklaşık 4 yıl geçirmişlerdir. Şems-i Tebrizi Mevlana'nın hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuştur. 


Vefatı üzerine Şerafeddin Camii'nin kuzeyindeki eskiden mezarlık olan Şems Parkı'nın içerisine defnedilerek buraya türbesi ve camii inşa edilmiştir. Türbenin ön tarafında ise bir çeşme bulunuyor. 


Burası Konya gezinizde kesinlikle uğramanız gereken yerlerin arasında olmalı. İnanılmaz bir manevi huzur duyabileceğiniz yerlerden biri.

Burada da bir anımız olsun o zaman... :)


Konya şehrinin tam ortasında yemyeşil bir Alaaddin Tepesi bulunuyor. Tepe dediğime pek bakmayın. Dümdüz bir şehir olan Konya için tepe olabilir ama bana göre pek yüksek olduğu söylenemez :)

Alaaddin Tepesi ve Alaaddin Keykubat Camii


Tepenin alt kısmında Selçuklu Sarayı'nın bir sur kalıntısı bulunuyor. 


Alaaddin Tepesi'nin yukarısı şehrin içerisinde kalmış bir huzur alanı gibi sanki yemyeşil ve çok sakin. Ben burayı İstanbul'un Gülhane Parkı'na benzettim. 


II.Kılıçaslan Köşkü ve tepedeki Alaaddin Keykubat Camii restorasyonda olduğu için maalesef gezemedik. Alaaddin Tepesi'nde aynı zamanda Selçuklu Sultanları Türbesi de bulunuyor. Burayı da ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. 


Alaaddin Tepesi etrafında gezilmesi gereken iki farklı yer bulunuyor. Bunlar Karatay Müzesi ve İnce Minare Taş Eserler Müzesi (İnce Minareli Medrese). 

Karatay Müzesi


Karatay Medresesi Selçuklu Sultanı II.İzzettin Keykuvas devrinde Emir Celaleddin Karatay tarafından 1251 yılında yaptırılmıştır. Bu medrese Osmanlı döneminde de kullanılmış ve burası bir ilim yuvası haline gelmiştir. 


Medresenin duvarlarında turkuaz, lacivert ve siyah renkte çiniler bulunuyor. Anadolu Selçuklu Devleti çini işçiliğinde önemli bir yeri bulunan Karatay Medresesi 1955 yılında "Çini Eserler Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. 


Müzenin bir odasında da Celaleddin Karatay'ın türbesi bulunuyor. 


Karatay Müzesi giriş ücreti 5 TL olup Müzekart geçerlidir. (2018)

İnce Minare Taş ve Ahşap Eserler Müzesi (İnce Minareli Medrese)

Selçuklu Sultanı II.Alaaddin Keykavus devrinde vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi öğretilmek üzere 1264 yılında yapılmıştır. Yapının mimarı ise Keluk Bin Abdullah'tır. 


Yapı ışığını mazgal ve dikdörtgen pencereler ile kubbede yanan fenerden sağlıyor. Bu anıtsal yapının ön cephesi ise kesme taştandır. Yan duvarların dış cephesi moloz taştan yapılmıştır. Yapıya adını veren minarenin kaide kısmı da kesme taştan yapılmış ve beden kısmı ise tuğla ile örülmüştür.

İnce Minareli Medresee günümüzde Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak ziyarete açık durumdadır. 1956 yılında açılan müze 


İnce Minareli Medrese Taş ve Ahşap Eserler Müzesi hergün ziyarete açıktır. Müze ziyaret ücreti 5 TL olup Müzekart geçerlidir.

Konya Atatürk Müzesi

Tüm şehir gezilerimde Atatürk Evi ya da Atatürk müzelerine kesinlikle uğrarım. Bugün Konya gezimi de Konya Atatürk Müzesi ile noktalayacağız. 


Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve 1912 yılında iki katlı olarak inşa edilen bu bina 1916-1920 yılları arasında Vali Konağı olarak kullanılmış. 1923 yılında hazine adına tescil edilen bina 1927 yılında hazineden Konya Belediyesi tarafından alınarak 19 Temmuz 1928 tarihinde Konyalıların Atatürk'e duydukları şükranlarının bir ifadesi olarak Atatürk'ün adına tescil edilmiş. Binanın tapusuna da "Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Konyalıların Hediyesidir" ibaresi konulmuş.


Bina 17 Aralık 1964 yılında Atatürk Evi Kültür Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır. İçerisinde Mustafa Kemal Atatürk'ün bazı kişisel eşyalarının sergilendiği müzede aynı zamanda şehre 13 defa gelen Atatürk'ün Konya ile ilişkisi anlatılıyor. 


***

Konya'yı tam anlamıyla gezebilmek için burada bir gün konaklamak şart. Konya turistik açıdan yürüyerek gezebileceğiniz bir şehir olsa da şehir merkezinin dışına açıldıkça daha detaylı bir gezi yapmanız mümkün olabilir.

Şehir merkezinde bizim yaptığımız geziye ek olarak Sırçalı Medrese Mezar Anıtları Müzesi, Konya Arkeoloji Müzesi ve Konya Etnografya Müzesi'ni gezebilirsiniz. Ayrıca bir rum köyü olan Sille Köyü'ne gidebilir, birçok farklı kelebek çeşidini görebileceğiniz Tropikal Kelebek Bahçesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Akşamınızı ise Konya'nın en ünlü ve kaliteli kafelerinin bulunduğu Meram Bağları'nda geçirebilirsiniz.

***

Konya Mutfağı - Konya'da Ne Yenir?

Konya'ya gelip buranın meşhur etli ekmeğini yememek olmaz. Biz de bu geleneği bozmayarak Konya Mutfağının meşhur etli ekmek lezzetinin tadına bakıyoruz.


Bu arada bugünkü gezimizi sevgili dostum Ozan ve değerli kardeşim Yiğit ile yaptık. Bu güzel yemeğin keyfini de birlikte çıkarıyoruz tabiki. 

Konya Gezilecek Yerler - Bugün Nereleri Gezdik?

Yazılarımda gezdiğim rotaları Wikiloc sayesinde burada yayımlıyorum. Dilerseniz siz de bu rotayı aşağıda detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Konya Şehir Gezisi Rotamız (3,5 Km)

Powered by Wikiloc

Konya'ya Ulaşım

Konya'ya karayolu, havayolu ve demiryolu ile ulaşmak mümkündür. Konya'ya Türkiye'nin her şehrinden düzenlenen otobüs seferleriyle ulaşabilirsiniz. Bunun yanı sıra Konya Havalimanı şehre 6 km uzaklıktadır. Havayolu ile gelmeniz de gayet kolay ve rahat olabilir. Son olarak Konya Türkiye demiryolu ağının da merkezindedir. Yüksek Hızlı Tren ile Ankara ve Eskişehir - Bilecik - Kocaeli - İstanbul yönüne hızlı tren ile ulaşmak mümkündür. 

İstanbul - Konya Havayolu Ulaşımı
1 saat 10 dakika

Ankara - Konya Yüksek Hızlı Tren Ulaşımı
1 saat 53 dakika

İstanbul - Konya Yüksek Hızlı Tren Ulaşımı
4 saat 20 dakika



Konya şehrine ulaşım planınızı Google Haritalar yardımıyla yapabilirsiniz.




Bugün Konya'ya Yiğit kardeşimizin vatani görevine başlaması için teslim etmeye geldik. Gelmişken de zamanımız yettiğince biraz gezelim dedik. Yani geldik, gezdik, teslim ettik ve Ozan'la İstanbul'a geri dönüyoruz.

Şanlı Türk bayrağımızın dalgalandığı her köşede vatani görevini yapmakta olan tüm Mehmetçiklerimize selamlar, sevgiler ve hayırlı tezkereler dilerim. 

Allah kısa zamanda tüm asker kardeşlerimizi vatan borcunu ödeyip ailelerine ve sevdiklerine kavuşturmayı nasip etsin...



Yazımızı da Mevlana'nın o ünlü yedi öğüdü ile noktalayalım...

1.Cömertlik ve yardım etmekte akarsu gibi ol,
2.Şevkat ve merhamette güneş gibi ol,
3.Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol,
4.Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
5.Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,
6.Hoşgörülükte deniz gibi ol,
7.Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...

Hz.Mevlana Celaleddin-i Rumi


Sevgi ve Hoşgörü Başkenti Konya'dan Sevgilerle...


Caner ÇELİK
08.02.2018

Fotoğraflar : Caner ÇELİK, Ali Ozan GÜZEL, Yiğit GÜZEL
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım.

Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Bu yazıda  Konya Gezilecek Yerler, Konya Görülecek Yerler, Konya Şehir Rehberi, Konya Gezi Rehberi, Konya Gezi Yazısı, Konya Gezi Notları, Konya Gezisi, Günübirlik Konya Turu, Konya  Haftasonu Turu, Konya'da Nereler Gezilir, Konya Mevlana Nerede, Mevlana Mezarı Nerede, Mevlana Türbesi Nerede, Konya Tarihi Yerler, Konya Camileri, Konya Medreseleri, Konya Şems-i Tebrizi Türbesi Nerede, Şems-i Tebrizi Kimdir  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Sosyal Medya Takip
   
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

2 yorum:

  1. Geçen sene iş için Konya'ya seyehat ettim ve sadece Mevlana müzesini ziyaret etme fırsatım oldu. Gerçekten manevi havasından etkilenmemek elde değil..

    YanıtlaSil
  2. Detaylarıyla dolu süper bir anlatım olmuş caner bey...Mevlâna şehri olarak bilinmesi oranın ayrı bir huzur şehri olmasını sağlıyor. Umarım bir gün gitmek nasip olur bana da...kesinlikle görülmesi gereken yerlerden...emeğinize ve kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil

En Çok Okunanlar