Datça Koyları ve Knidos Antik Kenti

              

Daha önce yazdığım Datça yazımda birgün buraya tekrar gelip görmediğim meşhur datça koylarını ve Knidos antik kentini gezeceğimi söylemiştim. İşte o gün bugündür.. :)

Birkaç gündür bu bölgede gezmedik yer bırakmadığımız ekibimizle atladık arabamıza Datça'ya doğru düştük yollara..

Aynı kadroyla birkaç gezi yaptık artık tanıyorsunuzdur ama ben yine ekibi tanıtayım.. Soldan sağa Ben, Kamil, İbrahim, Süleyman ve Oğuzhan..

***

Datça'ya vardığımızda hiç şehir merkezine uğramadan direk Datça Yarımadasının batısına doğru yol aldık. Mesudiye köyü üzerinden sahil yolu güzergahını tercih ettik. Çünkü Datça'nın en ünlü koyları olan Hayıtbükü, Ovabükü ve Palamutbükü'nü görmek için böyle bir plan yaptık. Mesudiye köyünden sahile inerken bizi Hayıtbükü'nün inanılmaz manzarası karşıladı..

Hayıtbükü

            

Hemen bu manzaradan aşağı inip bu şirin koyda biraz sahilde yürüyelim istedik. Sessiz, sakin huzur veren çok şirin bir koy burası. İsmini hayıt ağacından almış aynı zamanda koyun her tarafında dut ağaçları da bulunuyor. Sıcacık bir denizi, ufak ufak ısıran huysuz balıkları var. Biraz daha sakin bir yerde yüzmek isteyenler için hemen sol tarafta Gabaklar Koyu da bulunuyor. Buraya yüzerek bile gitmeniz mümkün. Hayıtbükü, huzurlu bir tatil isteyenlerin listelerine eklemeleri gereken bir yer. Burada mütevazi bir tatil planı yapmak isteyenler için de biraz inceleme yapayım dedim.

Sizler için seçtiğim yerler Ogün's Palace, Poyraz Pansiyon ve Hayıtbükü Ahşap Evleri'ni tavsiye edebilirim.

Hayıtbükü'nde fazla zaman geçirmeden hemen çok yakında bulunan Ovabükü'ne doğru ilerliyoruz. Arabayla 5 dakika mesafeleri var. 

Ovabükü

             

Ovabükü ile ilgili söyleyeceklerimiz Hayıtbükü ile aynı diyebilirim. Sadece sahili Hayıtbükü'ne göre biraz daha uzun. Buranın ismi de bir ova üzerine kurulu olduğu için verilmiş. Hayıtbükü'nde olduğu gibi konaklayabileceğiniz ufak ve şirin pansiyonlar mevcut. Ova Pansiyon, Ada Pansiyon ve Ovabükü Pansiyon benim gözüme çarpan kalınabilir güzel işletmeler.

***

Ovabükü'nden çıkıp yolumuza devam ediyoruz. Biraz rampa çıkıyoruz ve harika bir seyir tepesine geliyoruz. Burası tam fotoğraf almalık bir yer.. Ama ufak bir sorunumuz var.. Biz arabadan iner inmez bir keçi sürüsü dadanıyor bize.. Neyse ki Kamil devreye giriyor "Biz dostuz bize dokanmayın"diyince yanımızdan geçip gidiyorlar sağolsunlar.. 

Benim memleketimin keçisi bile çok anlayışlı ya.. :)

             
             
             
             

Fotoğraf molamızın ardından Palamutbükü koyuna doğru inişe geçiyoruz. Arada bir de Akvaryum Koyu var onu da fotoğraflayalım dedik..

             

Palamutbükü

                
             

Palamutbükü koyu, Datça'nın en ünlü koyların başında gelmektedir. Buranın yerlilerinin yanı sıra sürekli gelen müdavimleri de çoğunluktadır. Badem ağaçlarıyla çevrili bu güzel koyun 2 km uzunluğunda bir de plajı vardır. Plaj boyunca uzanan bir çok pansiyon ve restaruant mevcuttur. Buradaki her işletmenin önünde sahilde sandalye ve masalar atılmış durumdadır. Sahil kenarında oturup vakit geçirmek ve akşam yemeğinizi buralarda yemek çok keyifli.

Konaklama için en popüler yerler ise Otel Mavi Beyaz, Bük Pansiyon, Uygar Apart, Olgun Apart olarak sayabiliriz.

Burada daha fazla vakit geçirmek isterdik fakat gezimizin en önemli kısmı olan Knidos'a gitmek için sabırsızlanıyoruz.

Yazıköy üzerinden Knidos antik kentine doğru ilerliyoruz..

Knidos Antik Kenti

Kente yaklaştıkça ilk önce bizi tarihi rum evleri karşılıyor. Solun sağ ve sol tarafına yapılmış birçok eski rum evleri mevcut. Otopark'a gelip aracımızdan iniyoruz ve Knidos'a giriş yapıyoruz.

Şehrin girişinde yamaç arkasında kalan tiyatro karşılıyor bizi ilk olarak, bu tiyatroyu görür görmez şok oluyoruz.. Burası bizim beklediğimizden çok daha büyük bir antik kent..

             
             

Knidos'un ilk kuruluş yeri bugünkü Datça ilçe merkezinin 1,5 km kuzeydoğusundaki Burgaz mevkiidir. Sonrada bugünkü yerine yani yarımadanın batı ucundaki Tekir Burnu mevkiine taşınmıştır.

Knidos hem yarımadanın güneye bakan ucunda, hemde Kap Krio'nun (Deve Boynu) kuzey yamacında teraslar üzerine kurulmuş, muhteşem konumuyla bölgenin en güzel kentlerinden biridir. Her iki kara parçası bir köprü ile birbirine bağlanmış ve böylece başlangıçta geçilebilir limanlar birbirinden ayrılmıştır. Kenti, yuvarlak ve köşeli kuleleriyle 4 km uzunluğunda surlar çevrelemiştir. Şehir surlarının dışında, doğuya doğru yaklaşık 7 km uzunluğunda bir nekropol (mezarlık) bulunmaktadır.

Şehirde iki adet tiyatro bulunuyor. Bunun yanı sıra agora, Apollon Tapınağı ve sunağı, güneş saati, Demeter kutsal alanı ve odeon kalıntılarını görebilirsiniz.

***

Knidos'un tarihi hakkında biraz bilgi verdikten sonra dönelim tekrar bize.. Knidos'ta gezinti yapmak için biraz yukarı çıktığımızda diğer yamaçların da ne kadar güzel manzaralarının olduğunu görüyoruz. Antik Kent'i bir yana bırakıp karşımızda meşhur Knidos Feneri'ni gözümüze kestiriyoruz.. :)

             

Derhal fenere dağ yolundan yürümeye başlıyoruz. İlk başlarda her şey çok güzel gidiyor ve fenere giderek yaklaşıyoruz. Fakat gittikçe ne kadar yaklaşamadığımızı fark ediyoruz ve bizim önümüzdeki en büyük engel, gün yavaş yavaş batıyor.. Dönüş yolunda karanlığa kalacağımızı ve jandarma ile başımızın derde gireceği düşünceleri bizim daha ileri gitmemizi engelliyor..

Ama o fenerin oraya gidememek nasıl içimde kaldı bi bilseniz.. Aha buraya yazıyorum, birgün o fenerin oraya gideceğim ve burada çatır çatır yazıp doya doya anlatacağım.. Ama bugün o gün değilmiş.. :)

Bugün fenere biraz mesafeli bakmakla yetiniyoruz ve Ege ile Akdeniz'in birleştiği o mükemmel noktada güneşi batırıyoruz..

            
            

Güneşin batmasıyla birlikte karanlığa kalmadan tepelerden inmemiz gerekiyor. İnerken son manzara fotoğraflarımızı çekiyoruz ve artık Knidos'tan ayrılıyoruz..

            
            
            
            

Bu güzel günde benimle birlikte olan değerli arkadaşlarım Süleyman Gönder, İbrahim Batman, Kamil Kocabaş ve Oğuzhan Artar'a teşekkür ederim.

Datça Knidos'tan Sevgilerle...

Caner ÇELİK
05.10.2015

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz İnstagram Hesabımı takip edebilirsiniz. Ayrıca Facebook Sayfamdan da paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım. Beğendiğiniz yazıları lütfen sosyal medya hesaplarınızda paylaşınız. Teşekkürler :)

Bu yazıda Datça, Datça koyları, Datça'nın en güzel koyları, Datça Palamutbükü, Datça Hayıtbükü, Datça Ovabükü, Palamutbükü otelleri, Palamutbükü pansiyonları, Datça knidos, Knidos antik kenti, Knidos nerede, Knidos nasıl gidilir, Knidos tarihi, Datça gezi notları, Datça gezilecek yerler, Datça görülecek yerler  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir. 

Bütün Gezi Yazılarım

Takip İçin
   

0 Yorum:

Yorum Gönder

En Çok Okunanlar