İğneada Longoz Ormanları Doğa Yürüyüşü

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi

Oksijene hasret kaldığımız o büyük şehirlerin yoğunluğu kabus gibi çöküyor üzerimize. Hava kirliliği, stres, gürültü ve kalabalık büyük şehirlerde yaşayan herkesin korkulu rüyası oluyor. Giderek azalan yeşil alanlar ise artık yetmiyor kimseye. Şehirden uzaklaşıp doğaya kaçmak en iyi seçenek gibi görünüyor.

Doğada olmak insana bambaşka bir huzur veriyor. Birkaç saat şehirden uzaklaşmak, doğada yürüyüş yapmak, çimenlerin ve ağaçların kokusunu ciğerlerimize çekmek, kuşların sesini dinlemek adeta ruhunuza format atıyor. Doğada yapılan günübirlik yürüyüşlerin insana fiziksel ve zihinsel olarak faydaları saymakla bitmez.

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi

Benim doğa yürüyüşü maceram Uzaklar Derinler grubu ile başladı. Bu aileye dahil olduğumdan beri hayatımda doğa yürüyüşlerine daha çok yer verir oldum. Çok güzel insanlar tanıdım. Bu hafta sonu ise bu güzel insanlar ile çok uzun zamandan beri gitmek istediğim İğneada'daydık. En iyi doğa yürüyüşü parkurlarından biri olan "İğneada Longoz Ormanlarında" geçirdiğimiz harika gün sonrasında bu bölgenin en iyi doğa yürüyüşü yapılacak yerler listesinde kesinlikle üst sıralarda olması gerektiği kanaatindeyim.

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi
Haydi bakalım başlıyoruz...

***

Sabahın erken saatlerinde İstanbul'dan ayrılmakla başlıyor maceramız. Yaklaşık 3 saat süren bir yolculuğun ardından Saray-Vize güzergahında ilerleyerek Poyralı Köyü'nden içeri girip Demirköy'e ulaşıyoruz. Buradan İğneada'ya 20 km daha yolumuz kalıyor.

Ek Bilgi : Demirköy'den Balaban yönüne döndüğünüzde 20 km daha ilerlediğinizde meşhur Dupnisa Mağarası'nı da gezebilirsiniz. Burası 3000 km uzunluğunda ve Trakya bölgesinin halka açık tek turistik mağarasıdır. 

Dupnisa bugün programımızda olmadığı için İğneada yönüne devam ediyoruz. Burası yemyeşil ağaçların arasında uzanan harika bir yol. 

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi

İğneada'ya 7 km kala İğneada Longoz Ormanları Milli Park'na giriş yapıyoruz. Hamam Gölü yakınlarına kadar aracımız ile ilerliyoruz.

İğneada Longoz Ormanları

"Longoz" kelimesi "Subasar" anlamında kullanılır. Akarsuların birleşmesiyle sular altında kalan ormanların geneline "Longoz Ormanı" denilir. İğneada Longoz Ormanı ise Avrupa'nın en büyük Longoz Ormanı olma özelliğine sahiptir. Ekolojik yapısı ile buraya Küçük Amazonlar olarak nitelendirebiliriz.

Kış aylarının sona ermesiyle sular çekiliyor ve yerlerini küçük göletlere bırakıyor. Güneş almayan kısımlar yoğun çamurlu bölgeler oluşuyor. Longoz Ormanlarında yaşayan canlı çeşitliliği de çok fazla. Türkiye'de bulunan 454 kuş türünün 194 tanesi burada yaşıyor.

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi

***

Hamam Gölü mevkisinde aracımızdan ayrılarak ormana giriş yapıyoruz. Yürüyüşümüzün başlangıcında bizleri Uzaklar Derinler'in bir önceki doğa yürüyüşünde dikilen fidanımız karşılıyor. Bu güzel sürpriz ile yürüyüşümüze harika bir başlangıç yapıyoruz.

emin-mete-siverek

Yürüyüşümüzün il kısmında ilk olarak Hamam Gölü'nü görüyoruz. Suyunun ılık olduğu için yöre halkı tarafından bu isim verilmiş. Burada günün ilk özçekimini yapıyoruz... :)

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi

Güne son derece enerjik başlıyoruz. Grubumuzun keyfi ve neşesi her zamanki gibi yine gayet yerinde.



Grubumuzun neşesi demişken tabiki Filiz hanım da bugün yine enerjisi ve kurtlarıyla formunun zirvesinde :)

Filiz-Akbaba

Bu arada kısaca İğneada Longoz ormanında bulunan ağaç türlerinden de bahsedelim. Bu longozda en çok bulunan ağaçlar; ova akçaağacı, dağ akçaağacı, tatar akçaağacı, kızılağaç, adi gürgen, doğu gürgeni, doğu kayını, saçlı meşe, anadolu dişbudağı, çiçekli dişbudak ve hercai karaağaç olarak biliniyor. Ağaçların çeşitliliği çok zengin bir görsellik sunuyor.

Yemyeşil bir ormanda ilerlerken sanki ağaçlardan yapılmış bir tünelin içinde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. İnanılmaz bir tabiat hakim burada.

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi
Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi

Orman yürüyüşümüz sırasında Bulanık Deresi'ne ulaşıyoruz. Burası günümüzün en keyifli kısımlarından biri oluyor. Ayakkabılarımızı çıkarıp dere içerisinde keyifli bir yürüyüş yapıyoruz. Burada hem çok eğleniyoruz hem de harika fotoğraflar çekiliyoruz.. :)

Gezenti-Caner-igneada-Doga-Yuruyusu-Gezi-Yazisi
Gezenti-Caner-Bulanik-Nehri-İgneada-Longoz

Bulanık deresinde yürürken edilen sohbetler ve muhabbetler sırasında Vildan hanım ve Saniye hanımın Biga'nın komşu köylerden çıkmaları da günümüzün tatlı tesadüflerinden biri oluyor. 


Bu arada Vildan hanım hayatında ilk defa bir doğa yürüyüşüne çıktığını öğreniyoruz. Gruba 1600. üye sıfatıyla giriş yapan Vildan hanım ilk zamanlarda "Nereden düştüm ben buralara" der gibi başlasa da günün ilerleyen saatlerinde yavaş yavaş ısınarak performansını giderek yükseltiyor :)

Akarsu yürüyüşümüzün ardından öğle yemeği molası veriyoruz. Burada yanımızda getirdiğimiz sandviçleri yerken şansımız var ki yan tarafımızda kamp yapan bir aile bizlere çay ikramında bulunuyor. Gittiğimiz her yerde böyle iyi insanlara denk geldiğimiz için çok şanslıyız.


Güzel bir deniz manzarasında çay keyfi yaparken hem yorgunluğumuzu attık hem de ailenin sevimli çocukları ile de tanıştık. Sevgili Yusuf, Efe Mert, Gökçenaz ve Nurbanu'yu da sizlerle tanıştıralım...


Çocuklarımızdan ve çay keyfimizden ayrıldıktan sonra sahil şeridine paralel olarak yürüyüşümüze devam ediyoruz. 


1,5 km sahil şeridinde yürüdükten sonra tekrar dalıyoruz ormana doğru. Orman içerisinde bolca ufak göletler ve su birikintileri görüyoruz. Bunlar çekilen sulardan geriye kalan suların oluşturduğu ufak göletler. Bu bölge oranın güzelliği kadar olmasa da bizlere Yedigöller'i anımsatıyor.

igneada-longoz-ormanlari-goletler

Yürüyüşümüzün sonlarına doğru yaklaşmaya başladığımızda bazı yorgunluk belirtileri de baş gösteriyor. Kesim hanım çevrede bir taksi durağı bulabilmenin hayalini kuruyor. Vildan hanım ise "kaç kilometre gitmişiz, ne kadar kaldı?" sorularını sıklaştırmaya başlıyor :)


Ormanda en çok şaşırdığımız ve anlam veremediğimiz şey ise ağaçların dalına asılı olarak bulduğumuz bebek emziği oluyor. Bu emziği grubumuzun genç evli çiftleri Seçil ve Gökhan fark ediyor. Belki de bu doğanın onlara bir mesajı mıdır nedir artık..? :)


Mert Gölü kıyısına geldiğimizde 5 dakikalık bir mola veriyoruz. Burada ufak çaplı bir "beş çayı" ortamı yaratıyoruz ama içecek çayımız maalesef yok ve daha gidecek yolumuz var. Gölün tam kenarında gidemiyoruz çünkü gölün etrafında sazlıklar mevcut. 


Molamızın ardından yürüyüşümüze devam ederken 6 hanımefendiyi birbirlerine zimmetliyoruz. Kendilerine yaşlarından dolayı "Altın Kızlar", diyemediğimiz için (çünkü gençler ve güzeller), sayılarından dolayı "Altılı Kızlar" adını veriyoruz.

Altılı Kızlar'ın çoook çabuk kaynaşmaları da hiç gözümüzden kaçmıyor ;)


Yolumuzun geri kalanını araç yolundan yürüyeceğimizi sanan ismini vermek istemediğimiz baazı arkadaşlarımız biz tekrar ormana dalınca büyük bir hayal kırıklığına uğruyorlar :)


Biraz ileride ufak bir şanssızlık yaşıyoruz. Dikenlerin çok olduğu bir bölüme giriyoruz ve birkaç dakika süren bir diken kaosu yaşıyoruz. Bacaklarımıza batan dikenleri sanki onlar bize sevgi gösteriyormuş, hatta sanki batmıyorlar da bizleri öpüyorlar gibi düşünmeye çalışıyoruz. Ama onlar battıkça batıyorlar...

Ama bizim keyfimiz her durumda bile yerinde. Bir zaman sonra dikenler hoşumuza bile gitmeye başlıyor :)


Ek Bilgi : Doğa yürüyüşlerinde diken batmasına en iyi çözüm olarak "tozluk" kulanmanızı tavsiye edebilirim. Yürüyüşlerde tozluk kullanırsanız çamura, olası böcek ısırmalarına  ve dikenlere karşı tedbir alabilirsiniz.

Demekki neymiş? Tozluk kullanacakmışız... :)

Orman boyunca bir çok yerde mantarlar göreceksiniz. Fakat bunların sadece fotoğraflarını çekmenizi öneririm. Çünkü bazılarının zehirli mantar olma ihtimalleri var ve temas yoluyla ciltte bazı olumsuz durumlar oluşturabilir. Bu yüzden dikkat etmekte fayda var. 


Sıradaki molamızda bir durum değerlendirmesi videosu çekiyoruz. Ekipte keyifler yerinde. Vildan hanım artık dikenleri umursamıyor. Kahve özlemi tavan yapmış durumda ve acilen İğneada'ya ulaşıp Kesim hanım'dan fal bekliyoruz :)

Buyrun izleyelim... 



Bu güzel ayaküstü dinlenme ve sohbet molasından sonra yolumuza devam ediyoruz. İleride gördüğümüz yere yatmış bir ağacın içine değişik ve havalı bir biçimde doluşuyoruz :)


Her doğa yürüyüşümüzde olduğu gibi önümüze akarsu engelleri çıkıyor. Bu kısımlar benim en çok sevdiğim kısımlar oluyor. Bu güzel doğa aktivitesinin içerisinde biraz heyecan olması hoşuma gidiyor :) 

Bu defa akarsu üzerine kurulmuş güzel bir köprünün üzerinden gayet keyifli bir şekilde geçiyoruz. Buyrun izleyelim...



Artık yürüyüşümüzün son bölümüne geldik. Bu kısım Longoz Ormanları'nın İğneada'ya en yakın olan kısmı. Buradaki ağaçların birbirine simetrisi ve ağaçların arasından süzülen ışıklar harika görüntüler sunuyor. 


Bu bölüm özellikle kış aylarında sular altında kaldığında harika yansıma fotoğrafları ortaya çıkıyor.

igneada-longoz-ormanlari-yansima-fotografi

Son bölümde varış noktamıza yaklaştıkça heyecan çoğalıyor. Hepimiz parkuru bitirme hayalindeyiz. En çok da ormanda bir türlü taksi bulamayan Kesim hanım artık metreleri sayar hale gelmiş durumda :)


Gördüğünüz gibi herkesi yormayı başardık. Vildan hanım da yoruldu ama belli etmiyor. Sadece Filiz ve Selma'yı bir türlü yoramadık ve yorabileceğimizi de hiç sanmıyoruz... :)

14,5 km uzunluğundaki parkurumuzu yaklaşık 6 saat süren bir yürüyüşle tamamlıyoruz. Yorulduk ama keyfimiz hala yerinde. Ben diyorum ki biz bu ekiple 10 km daha yürürüz ama Vildan hanımın bizi öldürmesinden çekiniyoruz ve hiç öyle maceralara girmeye niyetimiz yok :)


Yazımızı yavaş yavaş bitirirken İğneada hakkında biraz bilgiler verelim.

İğneada 


İğneada, kırklareli şehrinin karadeniz kıyısında bulunan şirin bir sahil beldesidir. 22 km'lik sahili ile Türkiye'nin en uzun sahili unvanını taşımaktadır. İğneada ve çevresi keşfedilmeyi bekleyen bir doğa harikasıdır.

Burası her ne kadar turistik bir belde olsa da o dar sokaklı sahil kasabaları gibi hayal etmeyin. Yoksa hafif bir  hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Fakat dinlenmek ve kendinizi doğaya bırakmak için harika bir yer.


Bugün Neler Yaptık ?

Hamam Gölü - Bulanık Deresi - Mert Gölü - İğneada Longoz Ormanları 
Doğa Yürüyüşü Rotamız ( 13 km ) 
Parkur Detayı İçin Tıklayınız

Powered by Wikiloc

İğneada Hakkında Bilmeniz Gerekenler


Bugün güneşi İğneada'da batırıyoruz. Bu harika güne noktayı koyarak hep birlikte İstanbul'a geri dönüyoruz. 



İğneada'dan Sevgilerle...
Teşekkürler Emin Mete SİVEREK.

Caner ÇELİK
27.05.2017

Fotoğraflar : Caner ÇELİK, Filiz AKBABA, Emin Mete SİVEREK, Selma ERSOY.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz İnstagram Hesabımı takip edebilirsiniz. Ayrıca Facebook Sayfamdan da paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım. Beğendiğiniz yazıları lütfen sosyal medya hesaplarınızda paylaşınız. Teşekkürler :)

Bu yazıda  İğneada Gezilecek Yerler, İğneada Görülecek Yerler, İğneada Gezi, İğneada Gezi Rehberi, İğneada Longoz Ormanları, İğneada Doğa Yürüyüşü, İğneada Gezi Notları konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Bütün Gezi Yazılarım

Takip İçin
   

2 yorum:

  1. Harika bir yazı olmuş,emeğine sağlık.O günü tekrar anımsadım ve "evet hadi gidelim yine" moduna girdim...Mutlaka gidilmeli,nefes almak bambaşka :) çok teşekkürler����

    YanıtlaSil
  2. Dikenine Çamuruna her şeye rağmen çok güzel müthiş keyifli bir gündü sanırım bundan sonra ben de bu grubun asil üyelerinden biri olucam ...bundan sonraki yürüyüşte daha hazırlıklı ve daha antremanlar olacağımdan emin olabilirsiniz👌 Sizsiz yürüyüş olmaz ama yoksa köprü ve derelerden kim elimizi tutarak karşıya gecırecek 👍

    YanıtlaSil

En Çok Okunanlar