Antik Çanakkale Gezisi 1: Truva Antik Kenti


Çanakkale öyle bir şehirdir ki; topraklarında dünyanın en kanlı savaşını vermiş ve sayısız medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tabiatıyla, doğasıyla ve manevi havasıyla gidilesi, görülesi ve yaşanılası bir kenttir...



Dünyanın en büyük destanının yazıldığı Gelibolu Yarımadası'nın yanı sıra Çanakkale şehri harika doğası, muhteşem boğazı ve güzel insanları ile buraya gelenleri kendini hayran bırakıyor...


Çanakkale'de Gelibolu Yarımadası'nın manevi huzurunu yaşamanızı ve bu bölgedeki şehitlikleri ziyaret ederek 1915-1916 yıllarında yaşanan Çanakkale Savaşı'nı hissetmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu bölge ile ilgili geçmiş tarihte çok detaylı bir gezi yazısı yazmıştım. Okumak isteyenler buradan ulaşabilirler.

***

Bugün sizlerle Çanakkale'nin çok daha eski tarihine doğru yola çıkacağız.. Yolunuz bu güzel şehre düşerse ve antik çağlara ilginiz varsa merkezden biraz güneye doğru yol almanızı tavsiye ederim. Çünkü bu bölgede tüm dünyanın yakından tanıdığı iki büyük antik kent bulunuyor; Troia ve Assos...

Çanakkale şehir merkezinden Ayvacık yönüne doğru yaklaşık 27 Km ilerleyip Tevfikiye Köyü'ne sapağından 4 km ilerlediğinizde Truva Antik Kenti'ne (Troia) ulaşmış olursunuz. 

Truva Antik Kenti (Troia)

Truva Antik Kenti (Troia), 3000 yıldan daha fazla tarihe sahip dünyanın en eski ve en ünlü antik kentlerinden biridir. Şehir, tarih boyunca 9 defa yıkılıp aynı yere yapılmış olmasıyla bilinir. Truva'yı gezerken şehrin 9 katmanından izleri görebilirsiniz.


Anadolu, Ege ve Balkan coğrafyasının merkezinde kurulmuş olan bu kent tarih boyunca çok önemli bir yere sahip olmuştur. Kültürel ve ticari anlamda bu bölgede çok önemli bir rol üstlenmiştir. 1870 yılında ilk olarak Homeros'un "İlayda" destanından yola çıkan Schliemann tarafından keşfedilerek kazı çalımalarına başlanılmıştır. Bu kazı çalışmaları günümüze kadar hala devam etmeke ve Truva hakkında pek çok detayı gün yüzüne çıkarmaktadır.

"Truva" şehri 1998 yılından beri Dünya Mirası listesinde, 1996 yılından beri de Milli Park statüsündedir. 

***


Truva'yı gezmek için kapıdan giriş yaptığınızda hemen girişteki bahçede bizleri Truva şehrinin sembolü haline gelmiş bir "tahta at heykeli" karşılıyor. Bu heykelin çok ünlü bir hikayesi var. Hikaye Priamos'un kenti 7.Truva'da geçiyor...

* Truva Atı Hikayesi *


Troia'yı kuşatan Akhalılar yıllarca süren kuşatmaya rağmen kenti bir türlü düşüremeyince tanrılardan yardım isterler. Tanrılar da onlara bir hile önerirler. Dev bir tahta at yapılacak, içine de askerler yerleştirilecek, savaştan vazgeçilmiş gibi yapılarak gemiler denize açılacak, tahta at ise armağan olarak Troia'lılara bırakılacaktır. 

Troia'lılar şehrin kapısını açıp tahta atı içeriye alırlar. Üstelik şehri kahramanca korudukları ve bu zaferleri için eğlenceler düzenlerler. Gecenin karanlığından faydalanarak şehre tekrar yanaşan gemiler, tahta atın içine önceden gizlenmiş olan Akha askerlerinin şehrin kapılarını açmasıyla şehri ele geçirirler. 

Günümüzde Troia'da görülen at elbetteki Akhalılara ait değildir. Sonradan bu hikayeyi ölümsüzleştirmek için yapılmış temsili bir attır.  

***

İşte böyle ilginç bir savaş hilesinin eseridir Truva Atı. Truva savaşını anlatan "Troy" filminde de bu savaş hilesi işlenmiştir. Hatta dünyada büyük bir gören "Troy" filmi çekimleri sonrasında da filmde kullanılan orjinal Truva Atı maketi de Çanakkale şehrine armağan olarak bırakılmıştır.


Bu at ise Çanakkale Kordon'da sergilenmektedir. İşin ilginçi Bu at maketi Truva şehrinin içerisindeki maketten orjinaline daha çok benzemektedir...


Bu arkadaşla bizim de 2013 yılından kalma ufak bir anımız mevcut. Hayvanları çok sevdiğim doğrudur :)


O zaman antik kent gezimize devam edelim. Truva Antik Kentini, plan olarak "O" harfine benzetebiliriz. Truva atı maketinin arka kısmında göreceğiniz Pitos Bahçesi sonrasında gezinizi sol kısımdan başlayarak saat yönünde planlayabilirsiniz. 


Geziniz sırasında ilk olarak Meclis Binası, Odeon ve Kutsal Alanı göreceksiniz. Bu bölge şehrin en önemli kısımları arasında yer alıyor. Aralarından sadece odeon (küçük tiyatro) günümüze ulaşabilmiş.


Şehrin en çok ilgi çeken yerlerinden biri de "Rampalı Kapı" kısmı. Bu rampa II.Troya döneminden kalmış ve savunma tekniği açısından dünyanın eski yöntemleri arasında kabul ediliyor. Şehrin günümüze ulaşabilen tek rampası.


Savunma duvarlarının arasından geçip "Schliemann Yarığı" kısmına geliyoruz. Burası Truva'yı keşfeden Heinrich Schliemann'ın şehri ilk kazdığı noktaymış. Kazılar ile birlikte açılan yarık da günümüzde Schliemann Yarığı olarak anlatılıyor. 


Burada Truva ile ilgili farklı bir hikaye çıkıyor karşımıza... 

1870 yılında Troia'yı keşfeden Heinrich Schliemann aynı zamanda bu şehrin en büyük hırsızıymış. Kendisini biraz tanıyalım...


*Heinrich Schliemann*




Hikayemizin kahramanı alman amatör bir arkeolog. Gençliğinde gemicilik, bakkal çıraklığı gibi pek çok iş yapmış ve en büyük hayali bir gün zengin olmakmış. Son derece zeki ve kurnaz bir şahsiyet olan Schliemann, 1851 yılında Amerika'ya giderek bankacı olmuş. Fakat onun aklı çocukluğundan beri okuduğu Homeros'un Troia'daki hazinesindeymiş...

Schliemann bu bölgeye ilk olarak 1868 yılında gelmiş. İlk olarak Pınarbaşı ve Hisarlık köylerini incelemiş. Fakat Pınarbaşı'ndaki kayalıklar Homeros'ta okuduğu Akhilleus'un Hektor'u kovaladığı şehre benzemiyormuş. En sonunda Hisarlıktepe'nin  İlayda destanında anlatılan Troia'ya en benzer yer olduğuna kanaat getirmiş. Tepenin ovaya hakimiyeti, İda dağının görünümü ona bunu inandırmış...

1873 yılında Osmanlı Devleti'nden aldığı izinle birlikte höyüğü yukarıdan aşağıya doğru kazmaya başlamış. Schliemann, günlüklerinde hazinenin bulunuşunu şöyle anlatmış; "Önemli hazinelerin çıktığını anladığımda paydos ederek işçileri yanımdan uzaklaştırdım ve daha sonra sevgili karım ile birlikte değerli parçaları oradan çıkararak saklamayı başardık. Büyük bir krallığın hazinesi olan taçlar, küpeler, bilezikler, gerdanlıklar, bakır ve tunç miğferler... İşte bu Priamos'un hazinesiydi.."

Schliemann, yunanlı kaptan Andrea'nın gemisiyle hazineleri Karanlıkliman'dan gizlice Atina'ya kaçırmış. Küçük eserleri ise Çanakkale limanından çıkararak göstermelik olarak Osmanlı kayıtlarına geçirmiş. 

Osmanlı Devleti eserlerin kaçırıldığı anlaşılınca yoğun bir diplomasi trafiği başlamış. Dava süreci çok uzayınca zaten zor durumda olan Osmanlı Devleti eserlerin peşini bırakmış. 1875 yılında Osmanlı Maarif Meclisi'nde alınan kararla bu durumun neticelendirilmesi kararı alınmış. Schliemann da Osmanlı ile arasını daha fazla bozmamak için 50 bin frank tazminat vermeyi teklif etmiş. Bu teklif kabul görülmüş ve koskoca Troia hazinesi 50 bin frank karşılığında Osmanlı'dan resmi olarak koparılmış...


***

Gördüğünüz gibi Osmanlı'nın sahip çıkamadığı Troia hazinesi yıllar boyunca dünyanın pek çok yerine dağılarak çeşitli şehirlerdeki müzelerde sergilenmeye başlandı. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalarla birlikte 2003'ten bugüne 4.500'ün üzerinde eser ülkemize geri getirildi. 

Bu eserler Truva Antik Kenti'ne yaklaşık 500 metre uzaklıkta olan Truva Müzesi'nde sergileniyor. 




Müzeler içerisindeki eserlerin paylaşımı yasak olduğu için sadece ufak bir paylaşım yapıyorum. Bu eserleri müzeye gidip canlı olarak görmenizi her zamanki gibi tavsiye ederim.

Truva Antik Kenti Giriş Ücretleri : 
Giriş Ücreti 35 TL, Müzekart geçerlidir. (2019)

Truva Antik Kenti Ziyaretçi Gün ve Saatleri : 
Hergün 08:30-17:30 (Kış), 08:30-19:00 (Yaz) saatleri arasında ziyaret edilebilir

Truva Müzesi Giriş Ücretleri : 
Giriş Ücreti 35 TL, Müzekart geçerlidir. (2019)

Truva Müzesi Ziyaretçi Gün ve Saatleri : 
Hergün 08:30-17:30 (Kış), 08:30-19:00 (Yaz) saatleri arasında ziyaret edilebilir

Güncel müze giriş ücretlerine, ziyaret gün ve saatlerine buradan ulaşabilirsiniz



Yazımızın sonlarına doğru elirken Truuva hakkında düşüncelerimi biraz toparlayayım.  İşin aslı buraya gelirken çok yüksek bir beklenti ile geldim fakat net söylemeliyim ki biraz hayal kırıklığına uğradım. Beklediğimden çok daha küçük bir alana sahip olduğunu gördüm. Günümüze ulaşabilen yapı çok az.. Şehrin tiyatrosu diğer antik kentlere nazaran çok ufak..

Ama yine de biraz kendinizi kaptırdığınızda burada yüzyıllar önce var olan bir yaşanmışlığı hissedebiliyorsunuz. Manevi etkisi yüksek bir şehir.

Kimileri için ise "Truva" atın tepesine çıkıp fotoğraf çektirip geri dönmelik bir şehir olabilir :)

***

Antik Çanakkale gezimiz elbette ki sadece Truva Antik Kenti'nden ibaret değil. Çanakkale'nin güneyine doğru indikçe Alexandria Troas, Neandria, Apollon Smintheion ve Assos ören yerlerini de gezebilirsiniz.

Antik Çanakkale Gezisi'nin ikinci yazısı olan Assos Antik Kenti - Behramkale yazımı okumanızı da tavsiye ediyorum.

Truva Antik Kanti ve Truva Müzesi Nerede ?

Truva Antik Kenti ve Müzesi Çanakkale şehir merkezinin yaklaşık olarak 31 km güneyindedir. yolun 27.kilometresinden Tevfikiye Köyü yoluna dönerek 4 km ileride Truva Antik Kenti'ne ulaşabilirsiniz. 





Truva'dan Sevgilerle...


Caner ÇELİK
01/06/2019

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım.

Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Bu yazıda  Truva Ören Yeri, Truva Antik Kenti, Truva Nerede, Troia Nerede, Truva Gezilecek Yerler, Troia Gezilecek Yerler, Truva Tarihi, Troia Tarihi, Truva Hikayesi, Troia Hikayesi, Truva atı hikayesi, Truva gezi, Troia gezi, Truva gezisi, Troia gezisi, Truva hakkında bilgiler, Truva hakkında bilinmesi gerekenler, Truva gezi notları, Troia gezi notları, Truva gezi yazısı, Troia gezi yazısı, Truva'da neden at var, Truva atının anlamı ne, Truva'yı kim keşfetti, Truva ne zaman keşfedildi, Truva'yı ilk kim kazdı, Çanakkale gezilecek yerler, Çanakkale görülecek yerler, Çanakkale Gezi rehberi, Çanakkale gezi notları,  konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Sosyal Medya Takip
   
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

0 Yorum:

Yorum Gönderme

En Çok Okunanlar