Kazdağları Kampı ve Doğa Gezileri


Tertemiz havası ve yemyeşil doğası ile Ege bölgesinin yeşil cenneti, ülkemizin de en önemli oksijen depolarından biridir Kazdağları... Akarsuları, şelaleleri ve yüzlerce çeşit bitki zenginliğiyle kendine hayran bırakan bir cennet...

Alp Dağları'ndan sonra dünyada en çok oksijen oranında sahip Kazdağları, aynı zamanda eşsiz florası ve faunası ile de son derece zengindir.

Doğal güzelliklerinin yanı sıra antik çağlarda da bir çok önemli hikayeye ve efsanelere konu olan Kazdağları mitolojide "İda Dağı" olarak biliniyor. Hikayelerin büyük çoğunluğunda burası "Tanrının Hediyesi" olarak tasvir ediliyor.

İda Dağı hakkında mitolojik hikayeler sadece bununla da sınırlı değil. Daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. 

***

Balıkesir il sınırları içinde yer alan Kaz Dağları, aynı zamanda 1774 metre yüksekliğiyle (Karataş zirvesi) Biga Yarımadası'nın da en yüksek dağı olarak biliniyor. 

Kazdağları 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Milli Park ilan edilerek 21.452 hektar alanın tamamı koruma altına alınmıştır. Milli Park içerisinde sayısız akarsu, gölet ve şelaleler bulunmaktadır.  Ayrıca Kazdağları Milli Parkı'nda 800'ün üzerinde bitki çeşidi tespit edilmiştir.


Kazdağları'nda Nerede Kalınır?

Kazdağları'nın eteklerinde Milli Park dışında kalan bölgede farklı konaklama tercihlerine göre konaklama yapabilirsiniz. Butik ve termal otellerin yanı sıra bölgede en çok tercih edilen konaklama şekli ise bungalow ve ağaç evleriyle öne çıkan ufak konaklama işletmeleridir.

Bölgede bungalow odalarda konaklamayı tercih edenler için İda Natura Butik Otel'i tavsiye edebilirim. 


Doğayı biraz daha yakından hissetmek isteyenler ise Kazdağları'nda kamp yapmayı tercih edebilirler. 

Kazdağları'nda Kamp

Kazdağları'nın müthiş doğası her ne kadar kampçıları çok fazla heyecanlandırsa da burası çok da öyle "gidelim de hadi çadırımızı kuralım" denilerek rahat rahat kamp yapılabilecek bir yer değil. Çünkü Milli Park'ın çok katı kuralları var.

Örneğin bireysel olarak Milli Park'a girişler çok sıkı takip ediliyor. Milli park içerisinde bireysel olarak doğa yürüyüşü ve kamp yapmak da yasak. Doğa yürüyüşü ve kamp yapmak istediğinizde Kazdağı Milli Parkı Müdürlüğü'ne bağlı kılavuz doğa rehberleri eşliğinde bu tarz aktiviteleri planlayabiliyorsunuz. Rehberler için Milli Park Müdürlüğüne bir para ödemesi yapıp günübirlik ya da konaklamalı olarak hizmet alabiliyorsunuz.


Burada kamp konusunda kısıtlama getirilmesinin en büyük sebebi vahşi hayvan populasyonu. Ayı, kurt, çakal, yılan ve domuz gibi pek çok vahşi hayvan tehlike yaratabiliyor. Bunun yanı sıra dağın iklimi de çok hızlı şekilde değişkenlik gösterebiliyor. Yani bir anda kendinizi çok yoğun bir sis içinde bulabilir ya da saniyeler içerisinde çok şiddetli bir yağmura maruz kalabiliyorsunuz. Bu yüzden profesyonel bir ekiple, şartlara uygun kamp ekipmanlarıyla ve en önemlisi Milli Parkın görevlendirdiği yerel rehberler (kılavuzlar) ile kamp yapılması zorunluluğu oluyor.

Tüm bunların haricinde amatör olarak yapmak isteyenler için Kazdağları'nın eteklerinde bulunan  kamp işletmeleri daha uygun olacaktır. 

Bölgede hem kamp keyfini yaşamak hem de çevreyi gezmek isteyenler için İnek Obası Kamping'i tavsiye edebilirim.

2019 Ramazan bayramı tatilinde bizzat gittim kaldım ve bu bölgede çevreyi gezme fırsatım oldu. Geriye sadece sizlere anlatmak kaldı...

O zaman haydi hep birlikte sizlerle Kazdağları'nda biraz turlayalım...

İnek Obası Kamping


İnek Obası Kamping Kazdağları'nın eteklerinde kurulmuş temiz bir aile işletmesi. Özelikle işletmecileri Sezgin bey ve Ozan bey misafirlere karşı son derece kibar ve ilgililer. Bir kamp alanında aranacak en önemli iki şey olan; 1-temizlik ve 2-güvenlik konularında da oldukça başarılılar. 

Tesisin tamamı tel ölgülerle çevrilmiş ve özellikle gece saatlerinde dışarıdan gelebilecek vahşi hayvan tehlikesine karşı güvenli hale getirilmiş. Duş ve tuvalet alanları da bir kamp işletmesine göre son derece temiz. 


Kamp alanında belirlenen bölgelere çadırlarınızı kurabiliyor ve çadırınız yok ise tesisten temin edebiliyorsunuz. Aynı şey mangal için de geçerli. Mangal alanlarında ateş yakıp mangal yapabilir ya da hazır yanmış olarak tesisten temin edebiliyorsunuz.


Tesis aynı zamanda kahvaltı hizmeti de veriyor. Kamp hayatında sabah kahvaltısı hazırlamak ile uğraşmak istemeyenler konaklamasını kahvaltı dahil olarak da yapabiliyorlar. 


Tesisin aydınlatması da oldukça yeterli. Belirli bir saatten sonra ışıklandırma biraz daha düşürülerek uyku düzenine geçiyorlar. Özellikle hanımların kamptaki en büyük dertlerinden biri olan "yemek sonrası bulaşık" sorunu için de güzel bir çözüm üretilmiş. Kampta bir adet geniş bulaşık yıkama tezgahı ve çeşme mevcut.


Bunun yanı sıra İnek Obası Kamping etkinlik olarak da çok renkli. Tesisin isim babası olan Hababam Sınıfı ruhu tesiste yansıtılıyor. Güne büyük usta Şener Şen'in sesinden "İnek Obasııı Uyaaaann" şeklinde uyandırılıyor. Gün boyunca tesiste yapılan müzik yayını son derece güzel. Ayrıca bazı günlerde yoga, nefes egzersizi, çocuklar için boyama aktivitesi ve gece sinema gösterimi gibi etkinlikle de yapılıyor. Hem etkinlik hem de güvenlik olarak da çocuklu ailelere uygun bir kamp alanı


Aramızda illa ki doğada yaşamayı seven fakat yine de teknolojiden kopamayanlar vardır. Bu arkadaşlara müjde..! Kamp alanında tüm telefon operatörleri çekiyor ve elektronik aletlerinizi şarj edebilmeniz için ana elektrik direklerinin alt taraflarına bolca priz istasyonu kurulmuş.

İnek Obası'nın en önemli özelliklerinden birisi de Kazdağları'nın en önemli gezilecek noktalarına çok yakın bir lokasyonda bulunması. Bu yüzden de burada kalmak çok avantajlı hale geliyor.

Kazdağları kampınızda İnek Obası Kamping'i tercih ederseniz, Sezgin beye ve Ozan beye selamlarımızı da iletirsiniz.. :)

İnek Obası Kamping : 
Kızılkeçili Mah. Hasanboğuldu Yolu 2.km Kazdağları/Kızılkeçili Edremit/BALIKESİR
Sezgin Bey 0533 360 85 03 - Ozan Bey 0507 871 77 75



Kazdağları Çevresinde Gezilecek Yerler

Buraya gelip bu doğal güzellikleri yaşamadan, tabiat harikalarından onlarcasını görmeden dönmek olmaz. Çevrede görülecek ve keşfedilecek çok nokta olduğu için bu konuda sizlere bir Kazdağları gezilecek yerler listesi hazırladım.


Kazdağları gezimize  ilk olarak Sütüven Şelalesi ile başlıyoruz.

Sütüven Şelalesi ve Hasanboğuldu Göleti


İnek Obası Kamping'ten 500 metre ileride Sütüven Şelalesi bulunuyor. Belli bir yere kadar arabayla ulaşıp kalan yaklaşık 100 metrelik kısmı ise yürüyerek devam ediyorsunuz. Köprünün üzerinden karşı tarafa geçtiğinizde sağ taraftan aşağıya inerek şelalenin döküldüğü akarsuya ulaşıyorsunuz.


Dağlardan gelen akarsuların soğuk olmasına çok alışkınız fakat burası hayatımda gördüğüm en soğuk akarsu diyebilirim. İnanılmaz berrak ve inanılmaz soğuk bir su karşılıyor bizleri.


Kazdağları'nın doğası insana gerçekten huzur veriyor. Burada suyun akışına kendinizi kaptırıp ruhunuza adeta bir terapi yapabiliyorsunuz. O an için burası dünyanın en huzurlu yeri oluveriyor.. :)


Üst kısma çıktığınızda şelalenin döküldüğü bölgeyi görebiliyorsunuz. Yaklaşmak biraz tehlikeli. Dikkatli olmakta fayda var.


Sütüven Şelalesi'nden 400 metre ileride Hasanboğuldu Göleti bulunuyor. Yolun buradan sonrası trafiğe kapalı olduğu için yürüyerek devam etmeniz gerekiyor. Bu 400 metrelik yol üzerinde mangal istasyonları bulunuyor. Buralarda mangal için hazırlanmış bölümlerde mangalınızı yakabilir, akarsu kenarında bulunan masalarda mangalın keyfini çıkartabilirsiniz. 


Gerekli bütün mangal malzemelerinizi bulabileceğiniz bir restaurant işletmesi de mevcut. Buradan ayrıca tost, köy gözlemesi, çay ve meşrubat gibi aperatif şeyler de bulabilirsiniz.


Biraz daha ilerlediğimizde çevre köylerde yaşayan teyzelerimizin kurduğu ufak bir pazar yerine rastlıyoruz. Burada ev yapımı bir çok yöresel tatlar bulmanız mümkün. Çeşitli baharatlar, meyveler, karadut şurubu, zeytin, peynir gibi yöresel ürünleri satmak için teyzelerimiz birbirleriyle yarışıyorlar.. :)


Genellikle bu tarz yerlerde yöre halkından alışveriş yapmak çok hoşuma gidiyor. Burada da teyzelerimizi üzmeden hepsinden azar azar alışverişimizi yapıyoruz. 


Akarsu üzerinden karşıya geçerek Hasanboğuldu Göletine ufak bir rampa tırmanarak ulaşabilirsiniz. Yolda yorulmanız halinde akarsu kenarında harika manzara eşliğinde dinlenmeniz mümkün.

Ve sonunda Hasanboğuldu Göleti'ne ulaşıyoruz. Buranın suyu aynı zamanda içme suyu olduğu için yüzmek yasaklanmış. Biraz da tehlikeli olduğu söyleniyor. Aslında tehlikesi isminde de gizli. Hasanboğuldu'nun biraz hüzünlü de bir hikayesi var.


* Hasan Boğuldu Hikayesi *

Hasanboğuldu hikayesi hüzünlü bir aşk hikayesidir. Bu hikayenin kahramanları Ovalı Hasan ve Obalı Emine'dir. Hasan ile Emine birbirlerini çok severler. Anca ikisinin de yaşam tarzları birbirinden çok farklı olduğu için zor bir ihtimaldir bir araya gelmeleri...

Hasan her şeyi göze alarak Emine'yi ailesinden ister. Oba geleneğinde Emine'nin Hasan ile evlenmesi için bir şart vardır. Bu şarta göre Hasan'ın köyden obaya kadar hiç dinlenmeden sırtında bir çuval tuz getirmesi gerekmektedir. 

Hasan bu şartı kabul eder. Emine'de Hasan ile birlikte gider. Hasan köyden bir çuval tuzu alır ve yola koyulur. İlk zamanlarda zorlanmaz ama güneşin ve yorgunluğun tesiriyle terler ve çuvaldaki tuzlar sırtını yakmaya başlar. Emine töreyi bozmamak için yardım etmez ve dinlenmesine izin vermez. Hasan tüm gücüyle tuz dolu şuvalı taşımaya devam eder... Ancak belli bir süre sonra takattan düşer, tuz çuvalıyla yığılır kalır. Bunun üzerine emine çuvalı alır ve Hasan'ı orada bırakarak yola devam eder...

Hasan Emine'nin arkasından bağırır ve "Emine ben gelemedim, sen benim arkamdan gel" der. Hasan'ı o günden sonra gören olmamıştır. Emine onun gömleğinin bir parçasını derenin kenarında bulur. Hasan'ın sesi sürekli Emine'nin kulağında çınlar. Sürekli Emine'yi çağırır... 

Emine'nin durumu hergün daha da kötüleşir. En son dere kenarındaki bir ağaca Hasan'ın gömleğiyle kendini asar... 


***

Böyle hüzünlü bir hikayesi vardır Hasanboğuldu'nun. Hatta bu hikaye o kadar ünlüdür ki 1990 yılında "Hasanboğuldu" adında bir sinema filmi bile çekilmiştir. Üstelik filmin baş rollerini ünlü oyuncular Hülya AVŞAR ve Yalçın DÜMER paylaşmışlardır.


Filmin tamamını izlemek isteyenler buradan ulaşabilirler.

Bazı Bilgiler :

-Sütüven Şelalesi - Hasanboğuldu göleti giriş ücreti 7 TL.
-Sütüven Şelalesi ve Hasanboğuldu Göleti bölgesinde hiçbir telefon operatörü çekmiyor. 

Ağlayan Şelale

Ağlayan Şelale yine Sütüven Şelalesi ve Hasanboğuldu Göleti'ne yakın bir bölgede yer alıyor. Güre ilçesinin batı çıkışında Ağlayan Şelale tabelalarını göreceksiniz. Yaklaşık 2 km ileride Şelale'ye ulaşmak mümkün. Burada bulunan otoparka aracınızı parkedip merdivenler ile aşağıya indiğinizde buz gibi bir hava sizleri karşılayacak. 

İşte bu hava yazın ortasında bile sizlere bu serinliği yaşatabilen Kazdağları'nın oksijen dolu havasıdır. Aşağıya indiğinizde sizi karşılayan akarsunun sağ tarafında kayaların üzerinden bir gözyaşı damlası gibi süzülen şelaleyi göreceksiniz. Ağlayan Şelale tasviri gerçekten de buraya çok yakışmış.


Burası aynı zamanda kamp yapmak için de çok uygun bir yer. Akarsuyun üst kısmında çadır alanları mevcut. İstediğiniz zaman akarsuya girip serinleme şansınız da var. Ayrıca tuvalet, duş, sıcak su, elektrik, market ve restaurant da yanı başınızda. Ayrıca akarsu kenarında masalar, akarsuyun üst kısmında da dinlenmek için sedirler de harika düşünülmüş. 


Buranın dezavantajlı kısımları ise gece sürekli akan akarsu ve şelalenin sesi belli bir zamandan sonra sizi rahatsız edebilir. Gündüz bu keyifli ses gece sessizliğinde çok daha fazla artacaktır bunu unutmayın. Aynı zamanda çocuklu aileler için de çok uygun bir yer olmasa da genel anlamda kamp için tavsiye edilebilecek bir bölge.


Ağlayan Şelale Kamping ve Restaurant: 
Bulut KUŞÇU 0266387 33 61 - 0542 595 67 15 

Not : Ağlayan Şelale giriş ücreti kişibaşı 5 TL

Mıhlı Şelalesi ve Mıhlı Taş Köprüsü

Sıra geldi Kazdağları'nın bir başka cennet köşesine. Edremit'ten Çanakkale yönüne doğru giderken Mıhlı mahallesinden yaklaşık olarak 2 km içeri doğru girdiğinizde ana yoldan ayrılıp bozuk bir yola giriş yapacaksınız. 

Bu bozuk yol sizi yıldırmasın. Neyse ki "Şelale" tabelaları sizi yönlendiriyor ve doğru yolda olduğunuzu sürekli olarak teyit edebiliyorsunuz. En son "Mıhlı Çayı" kenarında ağaçlıklı bir bölgeye geleceksiniz. Yolun kalan kısmının da yaklaşık 400 metrelik bir yürüyüş parkuru sizleri Mıhlı Şelalesi'ne götürecek. Şelalenin biraz ilerisinde de Mıhlı Taş Köprüsü'ne ulaşacaksınız. 


Mıhlı Taş Köprüsü 17.YY'dan kalma tarihi bir köprü. Roma döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. 17 metre uzunluğunda ve Mıhlı Çayı'nın üzerinde tabiat ile çok güzel uyum sağlamış. 


Burada da çay kenarında gündüz piknik yapabilir gece de kamp atabilirsiniz. Karşılıklı iki adet işletme var. Bu işletmeler gündüz hizmet veriyor. Gözleme, tost, çay ve soğuk içecek bulma imkanınız var fakat işletmeler gece kapalı olduğundan burada kamp yaptığınızda kendi başınızın çaresine bakıyorsunuz. Güvenlik konusu biraz soru işareti olsa da denemeye değer bir nokta diyebilirim... 


Şahinderesi Kanyonu

Biraz da ufak adrenalin aktivite severlere cevap verelim. Doğa yürüyüşü ve ıslanmayı sevenler için Şahinderesi Kanyonu harika bir yürüyüş parkuru. Burada kanyon boyunca yürüyebilir, yüzebilir ve doğanın tadını sonuna kadar çıkarabilirsiniz. Fakat burası milli park sınırları içerisinde olduğu için bireysel olarak kamp yapmak maalesef yasak. 



Şahinderesi Kanyonu giriş ücreti 5 TL

Sarıkız Türbesi ve Sarıkız Zirvesi



Bir diğer adrenalin noktamız ise Sarıkız Türbesi (Sarıkız Tepesi). Burası aynı zamanda Kazdağları'nın da ikinci büyük zirvesi oluyor. 1726 metre yükseklikteki bu nokta Kazdağı Milli Parkı içerisinde kalıyor. Belli bir yere kadar araçla ulaşabiliyorsunuz ve yaklaşık 2 km'lik zorlu bir yürüyüş ve tırmanış parkuru ile zirveye ulaşabiliyorsunuz. 



Yazımızın başında Kazdağları'nın bir çok hikayeye konu olduğunu söylemiştik. Mitolojik hikayelerin yanı sıra anadolu kültüründe anlatılan hikayelerde de başrolde oynamış Kazdağları. En bilinen hikaye ise bu bölgenin simgesi ve bu dağın efsanesi olan "Sarıkız"...


* Sarıkız Hikayesi *

Çok eski zamanlarda Güre köyünde çok güzel bir kız varmış. Köyün bütün genç erkekleri kıza aşıklarmış ve onunla evlenmek isterlermiş. Fakat sarıkız hiçbirine yüz vermiyormuş. O dönem kızın babası hacca gitmiş. Aylar sonra babası köye geri döndüğünde köydeki herkes babaya farklı davranmaya başlamış.

Köylün delikanlılarıyla ilgilenmeyip yüz vermeyen sarıkız'a köylüler iftira etmeye başlamışlar. Kızın babasına "kızın kötü yola saptı, kızını ya öldür ya da buralardan çekip gidersin" demişler. 

Bunun üzerine baba çok üzülmüş, kendini yemiş bitirmiş. Kızına kıyamayan ve bu yüzden onu öldüremeyen babanın bir şekilde bu durumu temizlemesi gerekmekteymiş. En sonunda kızını köyden farklı bir yere göndermeye karar vermiş. 

Kızını birkaç kaz ile birlikte dağın zirvesine götürerek kaderine terk eder. Onun vahşi hayvanlara yem olacağını düşünür. 

Aradan yıllar geçer... Dağ yollarında kaybolan yolcuların anlattığı hikayelerden kendilerine sarı saçlı bir kızın yol gösterdiği yaygınlaşır ve bu kızın babasının kulağına gelir. Bu kısın kendi kızı olabileceğini düşünen baba dağın yolunu tutar...

Kızın babası zirveye ulaştığında taşlarla çevrili bir alanda kazların olduğunu görür. Sarıkız babasını gördüğünde çok sevinir ve ona saygıda kusur etmez. Babası namaz kılmak için abdest almak ister ve kızından su ister. Kız babasına suyu getirir ve babası suyun tuzlu olduğunu söyler. Kız suyu denizden aldığını söyler ve testisini bu defa vadilere doğru uzatır. Yeni suyu babasının eline döker. Bu su ise tatlı sudur. Bu sırada babası kızın erdiğini anlar.

***

Bu hikayenin geçtiği yerde Sarıkız için bir türbe yapılmış, türbenin bulunduğu tepeye de Sarıkız tepesi adı verilmiştir. Sarıkız türbesi günümüzde de ziyaret edilebilmekte ve kaz avlusu denilen yerin etrafına çevrilen taşlar günümüzde de görülebilmektedir. Böylece "Sarıkız Efsanesi" geçmişten günümüze yaşatılmaktadır... 


Türk kültüründe bu tarz hikayeleri ölümsüzleştirmek ve sonraki nesillere aktarmak amacıyla genelde bir mekana ya da bir yere bağlanır. Böylece  Kazlarla birlikte burada yaşayan Sarıkız'ın hikayesinden dolayı bu dağa Kazdağları adı verilmiştir. 



***

Kazdağları'ndaki gezimizin son noktası ise Zeus Altarı. Balıkesir şehir sınırlarından ayrılıp Çanakkale yönüne doğru sahil şeridinde ilerlerken Küçükkuyu'ya varıyoruz. Burada sağ tarafta "Zeus Altarı 2 Km" tabelasını göreceksiniz. Virajlı bir yoldan 2 km tırmandığınızda araçla ulaşabileceğiniz en son noktada aracınız ile vedalaşmanız gerekiyor.

Zeus Altarı


Burada 790 metre boyunca uzanan hafif rampalı bir yürüyüş yolu sizleri bekliyor. Yürümekten pek hoşlanmayanlar için yukarıya atlarla çıkmak gibi bir alternatif de var fakat bunun çok tercih edildiğini sanmıyorum. En azından atlarla çıkan kimseyi görmedim. Bu sevimli arkadaşlar da yalnızlıktan şikayet ediyor gibiler... :)


"Atlar" demişken bir konuya da parmak basmadan geçemeyeceğim. Buranın adı "Zeus Altarı" fakat buraya gelmeyen bir çok kişi buraya "Zeus Atları" diyor ve neden böyle bir ismi olduğuyla ilgili de kafalar biraz karışıyor...

Buranın doğru ismi Zeus Altar'ıdır. "Altar" kelimesi "kutsal ibadet alanı" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki kısımda ise Zeus için adak adanılan harika manzaralı kutsal bir alan bulunmaktadır.


Buradaki merdivenden çıktığınızda bu bahsedilen harika manzaraya şahit olacaksınız. 


Gerçekten de harika değil mi? İnsan buraya geldiğinde pek aşağıya inesi gelmiyor. Sanki kendinizi Kazdağları'nın terasında gibi hissediyordunuz...

Aynı zamanda yine konu "kutsal bir alan" olunca güzel ülkemin hüzel insanlarının "ağaçlara çaput bağlama hastalığı" kendini her yerde gösteriyor. İnsanların umutlarına saygı duymak lazım değil mi... :)


***

Yavaş yavaş sona gelirken bu yazıda Kazdağları'nda kamp yapmayı düşünenler için ufak bir Kazdağları kamp rehberi ve Kazdağları çevresi gezi rehberi oluşturmaya çalıştım. Umarım beğenmişsinizdir ve umarım bu bölgeye gelmek isteyenlere faydalı olabilmişizdir.

Bölgedeki kendi tecrübelerinizi de yazı altında yorumlar ile paylaşarak yazıya eklemeler yapabilir, sorularınızı da çekinmeden yöneltebilirsiniz.


Kazdağları Zeus Altarı'ndan Sevgilerle...

Teşekkürler 
İnek Obası Kamp - Kazdağları

Nereleri Gezdik?


Caner ÇELİK
01/06/2019

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yazı hakkındaki fikir ve görüşlerinizi yazının altına yorum yaparak paylaşırsanız çok sevinirim. Ayrıca bölgeye gezi planı yapacaklar sorularını paylaşabilirler. Elimden geldiğince yardımcı olmaktan zevk duyarım.

Gezilerim sırasında anlık paylaşımlarımı yazılardan önce İnstagram'dan yapıyorum. Dilerseniz sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarımı takip edebilirsiniz.

Bu yazıda  Kazdağı kamp, Kazdağları Kamp, Kazdağları kamp yerleri, Kazdağları Kamping, Kazdağlarında nerede kamp yapılır, Kazdağları kamp alanları, Kazdağları kamp yerleri, Kazdağları doğa yürüyüşü, Kazdağları yürüyüş parkurları, Kazdağları gezilecek yerler, Kazdağları görülecek yerler, Kazdağları gezi notları, Kazdağları gezi rehberi, Kazdağları turu, Kazdağları tatili, Kazdağları konaklama, Kazdağları ucuz tatil, Kazdağları tatil, Kazdağları ucuz oteller, Kazdağları pansiyonları, Kazdağları apart konularına yer verdik. Umarım beğenmişsinizdir.

Sosyal Medya Takip
   
Bu Yazıyı Paylaş:  Facebook Twitter Google+

5 yorum:

  1. Makbule Tamkaş18 Haziran 2019 12:00

    Kazdağlarını keşfetmek isteyenler için mükemmel bir döküman olmuş. Teşekkürlerrr:)

    YanıtlaSil
  2. Merak ettiğim ama cok ayrıntılı olarak bilmediğim bir yerdi. Teşekkürler bilgiler ve öneriler için. Seneye gidilecek tatil rotası belli oldu sanırım 😊👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle yapılması gereken bir rota karmen hanım. Doğasına hayran kalacaksınız.

      Sil
  3. paylaştığın rotayı tek başıma yapacağım tatilimden 3 gün çalıyorum. tavsiye edeceğin not var mıdır. çadır konaklama yapacağım.

    YanıtlaSil

En Çok Okunanlar